Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

NEDEN?

Pek çok yerde olduğu gibi rüzgar isimlerinin bir kısmı Türkçeye başka dillerden geçmiş ve 1400 lü yıllardan beri kullanılmaktadır Poyraz, Lodos, Keşişleme Yunancadan, Kıble Arapçadan geçmiştir. Yıldız, Karayel, Gün Doğusu ve Gün Batısı isimleri ise tamamen Türkçe isimlerdir.
Yemekle ilgili isimler ise nerede ise Yunanca ile birlikte kullanılmaktadır ve saymakla bitmez, Ayhan Sicimoğlunun programlarını seyredenler bilirler.
Moda ile ilgili konularda da Türkçeye girmiş çok yabancı kelime var.
Sporda da öyle, Ata Sorumuz güreşe bile yabancı dillerden terimler girmiştir.

Örnekler vermekle bitmez

Son 60-70 yıldır giren yabancı kelimelerden bahsetmiyorum. Tarihe geçmiş yıllardan bahsediyorum.

Yazarken gözlerim yoruldukça bahçeye bakıyorum. Görüş açımın içinde Asma, Bugenvilla ve Sakız ağacı Kızılçamın koynunda Kardeş, kardeş yaşıyorlar.
Bugenvilla çiçeğinin adının nereden geldiğine dair benim iki bilgim var.
Bir tanesi ismini: Villa süsü anlamında Bougenvillae kelimesinden. (Rahmetli babamdan aldığım bir bilgidir bu.)
İkincisi: 1768 yılında onu Brezilya'da keşfeden ve Avrupa'da tanınmasını sağlayan Fransız amiral Louis Antoine de Bougainville'in isminden almıştır.
Cemile, Gelin Duvağı ve Rodos Sarmaşığı Türkçe isimleriymiş ama kullanıldığını duymadım.
Bu çiçeğin ismi de Türkçe değil üstelik Türkçe ismi olduğu halde kullanılmıyor!!!
Ya yerleşkelerin isimleri, dağların, nehirlerin ve ovaların isimleri??? Hemen, hemen çoğu Türkçe olmayan isimler.

Bunun için NEDEN koydum bu yazımın ismini.
NEDEN Bugenvilla, Asma, Sakız Ağacı ve Kızıl çam kardeş, kardeş koyun, koyuna yaşarken dilleri, örfleri ve hatta nesilleri birbirine karışmış Anadolu halkları birbirimizi yiyoruz?
NEDEN?
Nedeni belli de yazı icabı “NEDEN” dedim.
Pek tabiî ki politikacıların hırsları. Vatanının bölünme, parçalanma hatta yok olma ihtimali olsa da kendi makamlarını korumak için halkları birbirine düşürüyorlar. Gözlerini öyle bir hırs bürümüş ki: Bu işin sonunun nereye varacağını, kendi geleceklerinin ne kadar tehlike altında olduğunu yani başlarına neler gelebileceğini düşünemiyorlar.

Şimdi de halkı silahlanmaya teşvik ediyorlar.
Kime karşı?
Hangi düşmana karşı?
Bana mı?
Senin silahın varsa “benim iman dolu göğsüm var”.
Mustafa Kemal aşkıyla dolu kalbim var.
Onun ilkelerini ezberlemiş bir beynim var

İstiklal savaşını unutmayın ey gafiller, ey koyun çobanları!!!

Halkımın HEPSİNE akıl-fikir ver Allahım, doğru yolu göster, koyunluktan kurtar, koyunların sonunu gösterme Allahım.

Ayla Aytuna Congar
23 10 2016


Bu haber 325 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar