Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

SIRLAR

Kaleme bile verme sırrını, gider kâğıda yazar.

Sırlar yani başkalarının öğrenmemesi gereken bilgiler insanın omzuna taşıması çok zor bir yüktür ve omuzları çökertir. Kendine ait de olsa başkasına ait de olsa sır zor taşınır hatta başkasına ait ise bir de sorumluluk yüklenir omuzlara, yanlışlıkla ağzından kaçırmamak için diken üstünde oturur taşıyan. Bir toplulukta konuşulanlar o sırrı hatırlatır, ya da bir cümle hatta bir kelime o sırrı çağrıştırır da dilinin ucuna gelir yutarsın yeniden, dökmezsin dışarı.

Ruh ve beden sağlığımız için mümkün olduğu kadar sır taşımaktan kaçınmalı hele, hele sırları çocukların omuzlarına asla yüklememelidir.

Yıllar önce bir çocuk tanıdım, annesine aşırı düşkündü ve huysuz, saldırgan, iştahsız, hiçbir şeyden memnun olmayan bir çocuktu. Kısa zaman sonra tesadüfen hakkında bir şey öğrendim. Babası annesinin akrabalarına gitmesini istemiyor ve izin vermiyormuş ama annesi çocuğu da yanına alarak gidiyor ve “sakın babana söyleme” diye tembih ediyormuş. Bu sır, bu yük çocuğun minik yüreğine, zayıf omuzlarına ağır geliyor; ruhu hasta oluyor ve görünen problemlerinin muhtemel sebebi de bu sır.

Bir gün yine annesiyle birlikte babasının haberi olmadan Bayraklıda oturan akrabalarına gitmişler. Bayraklıda bir minibüs şoförü direksiyon kontrolünü kaybetmiş ve aşağı caddeye yuvarlanarak ters dönmüş. Bu olay çocuğu çok etkilemiş olmalı ki; akşam babası geldiğinde sırrı unutarak: “Baba minibüs takla attı, ters döndü tekerlekleri havada kaldı, hala dönüyordu” diyerek; heyecanla yaşadıkları olayı babasına anlatmış ve tabi kıyamet kopmuş.
Hem de kıyamet.
Sonu annesinin dayak yemesi ile biten bir kıyamet.

Annesiyle babasını arasında geçen kavgaya seyirci olmak hatta da dâhil olmak bile çocuğa sır saklama travması kadar ağır gelmemiş olacak ki: Bu olaydan sonra bütün huysuzlukları geçti ve normal bir çocuk oldu.

Sır saklamak zor.
Hiç sır olmamalı insanların hayatlarında, doğrularla yaşamalı, doğrularla ölmeli. İstemeden bir sıra sahip olsa bile bunu kimse ile paylaşıp; onu da zora sokmamalı, hele, hele çocuklarla hiç paylaşmamalı.

Sırsız, zorsuz bir hayat dilerim.

Ayla Aytuna Congar
18 01 2016


Bu haber 793 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar