Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

KARLI DAĞDAKİ ATEŞ

Karlı dağdaki ateş.
Karlı dağ.
Kar.
Beyazlık, arınmışlık.
Örtülü kötülük.
Uyku veya ölüm.
Uzak anılar, yılların kar gibi örttüğü.
Bir dağ evi, şöminede odunlar çıtır, çıtır.
Bir dağ evi, ahırdan bozma.
Kardelen.
Ve, ve daha saymakla bitmeyecek anlamlar.

(Karlıdağı aştımda geldim. Ben yâre ulaştım da geldim. Serap Kuzey
https://www.youtube.com/watch?v=e09Zz9en7E8)

“Karlı dağ” demiştim değil mi?
Evet, karlı dağ.
Karlı dağ nerelere götürdü beni.

Çok genç yaşımda bir roman okumuştum.
“Karlı dağdaki ateş.”
Çok güzeldi, yabancı bir romandı, tercümesi de çok güzeldi. Aşkı ve ihtirası çok güzel anlatıyordu, gizli kapaklı. Gizli, kapaklı hayal gücüne yolluyordu aşkı, ihtirasa dair sinyalleri. Açık, seçik hiçbir şey yoktu romanda ama iliklerinizde hissediyordunuz aşka dair bütün! o güzel duyguları. Şöminedeki ateşle bedenlerdeki ateş birbirine karışıyor lav nehri olup akıyordu.

O zamanlar aşk öyle bir şeydi.
Birbirini sevmekti.
Birbirine ait olmaktı.
Birbirinin içinde erimekti.
Kar gibi erimek.

(Kar beyazdır ölüm ellerinden gülüm. Kerem Tekin
https://www.youtube.com/watch?v=y-tOfEocHlo
Nur içinde yatsın.)

Kar beni bu kez de Konya Ovasına götürdü.

İzmir –Ankara Karayolu.

Karlı ova, Konya ovası, uçsuz, bucaksız beyazlık. Sağlı, sollu dümdüz tarlalar göz alabildiğine. Karın altında baharın gelmesini bekleyen buğday taneleri. Eriye karın suyu ile canına can katılan, canlanan buğday tanelerinin filizlenip başlarını topraktan çıkardıkları mucize an. Baharda geçseymişiz demek buralardan; beyaz değil yeşil görecekmişiz, yemyeşil tarlalar, insanlar belki. Belki de fıskiye sulamalar çalışıyor olacaktı.

Fıskiye sulamalar.

Bahçemdeki çimler fıskiye sistemle sulanırken gözlemlediğim gibi:
Fıskiye sistemi sulamayla suyun yarısına yakının buharlaşması demek.
Fıskiye sulama demek; “ayranı bol bulup her tarafına bulaması” misali yer altı sularını gökyüzüne yollamak demek.
Fıskiye sulamak özetle “görmemişin oğlu olmuş, çekmiş koparmış” demek.
Sonuç olarak yer altı sularını tüketmek demek.

Konya Ovası yer, yer çöl oldu, obruklar açıldı.
Böyle devam edilirse belki de “Konya Ovası” demeyecek “Konya Çölü” diyeceğiz, aşksız kalpleri çöl olması gibi.

Kalplerin çöl olmaması dileğiyle.

Ayla Aytuna Cogar
16 02 2016


Bu haber 780 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar