Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

BİRİKENLER

SAKINCALI YAYIN

Sakıncalı yayın yapınca, kanal belgesel yayınlama cezasına çarptırılıyor.

Ben bu uygulamayı çok sevdim.
Belgesel izlemeyi özlemişim.

Bir haber kanalında AOÇ ile ilgili bir haber yayınlanmış ve o haber sakıncalı bulunarak kanal haber saatinde belgesel yayınlama cezasına çarptırılmış, çarptırılmış da cezası yine AOÇ belgeseli olmuş. Ben, AOÇ ile ilgili o belgeseli seyrettim.

Çok güzeldi.

İyi ki: Kanal belgesel yayınlama cezasına çarptırmış da ben o belgesel videosunu seyredebildim.

Çok beğendim.

Kanal: D
Haber spikeri: İrfan Değirmenci


ATA DÜŞMEK ÜZERE


İzmir- Çeşme Otobanında seyrederken sağ tarafta dağın tepesinde devasa bir Atatürk heykeli var, ben bildim bilesi orada durur.
Denize bakar.
Onu gördüğüm ana bende bakarım onun baktığı yöne.

Yıllar önce heykelin bulunduğu dağ bir taşocağı oldu. Dağın yarısını patlattılar, kazdılar, topladılar, kamyonlara yüklediler götürdüler.
Atanın arkasında, koca bir yar oluştu, ayaklarına kadar geldi.

Ata düştü düşecek.
Uzaktan öyle görünüyor.

Merak ediyorum.

Aynı taştan birçok tepe varken neden Atanın tepesi taşocağı oldu?

BABAM HAKKINDA SORUŞTURMA

Rahmetli babam Düzce Devlet Çiftliğin müdürü iken, çiftlikteki atlara ahır yapmak gerekmiş. Kendisi o günkü deyimle Ziraat Mütehassısıymış ve tek katlı inşaat projesine imza atma yetkisi varmış.
O tarihte küçük bir çocuk olduğum için bu hikâyeyi anlatılanlardan biliyorum.
Atlar için bir ahır projelendirmiş. Projelendirmiş de üst katını da çıkayım, seyisler için lojman olsun demiş ve bunu gerçekleştirmiş.

Şu işe bakın, inşaat biter bitmez teftiş gelmiş. İkinci katı görmüş ve yasal olmadığını tespit ederek babam için soruşturma açmışlar. Annem bu duruma çok üzüldüğü için babam onu çiftlikten uzaklaştırmak için biz iki kardeşle birlikte, Adapazarı’nda öğretmen olan teyzeme yollamış.

Kaç gün geçmiş bilmiyorum deprem olmuş, Adapazarı’nda taş taş üstünde kalmamış neredeyse. Mahallede bizim ev hariç bütün evler yıkılmış.

Gelelim babamın inşaatına. Dimdik ayaktaymış. Sonuçta babama açılan soruşturma depremden sonra nasıl olduysa kendi kendine kalkmış.

BİLGİSAYAR ÖĞRENMENİN YAŞ

Gençler ya da yeni yetme çocuklar, kız ya da erkek olması fark etmez, bilgisayar öğrenmek için kendilerini paralıyorlar, deneme yanılma yoluyla öğrenmeğe çalışıyorlar, internetten araştırıyorlar, dergiler okuyorlar.

Büyükler ne yapıyor?

Soruyorlar.
Bilenlere soruyorlar yani gençlere soruyorlar, aldıkları bilgileri not alıyorlar. Gençler bu durumdan sıkılıyor, onları küçük görüyorlar, cahil olduklarını, yaşlı oldukları için öğrenemediklerini düşünüyorlar.

Hâlbuki yarı yolu aşmış olanlar vakit kaybetmemek için bunu yapıyorlar.
Büyükler daha neler yaparlar da gençler bunun nedenini anlayamazlar.

Ayla Aytuna Congar
02 01 2015


Bu haber 603 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar