Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

GOLDİCİĞİMİN BU GÜNE KADAR YAPTIĞI EN ENTERESAN ŞEY (Bakalım daha neler göreceğiz?)

Goldiciğimin bu gece yaptığı şeye inanamayacaksınız, biz bile gözlerimizle gördüğümüz halde zor inandık.

Sabahın erken bir saatinde mahallenin bütün köpeklerinin deli gibi havlamaları ile uyandım. Bir rüyadan sonra uyandım. Rüyamda Goldiciğim sokağa kaçmış diğer köpeklerle beraber havlaşıyordu. Hâlbuki gerçekte öyle bir şey olması mümkün değil çünkü aşağı katta hem kapılar, pencereler kapalı hem de panjurlar. İşte rüyamda bunu düşününce bir soru sordum kendime: “Akşam kapıları, kapatmayı unuttuk mu acaba?” İşte bu soru beni uykudan uyandırdı ve aşağı indim. Goldiciğim beni görünce en büyük sesiyle konuştu ama ben onun ne dedi anlayamadım. O bizim bütün konuşmalarımızı anlıyor biz ise onun ancak temel istekleri ile alakalı olanları anlayabiliyoruz. Bordo kanepenin önüne dağıtmasın diye sandalyelerle barikat kurulduğu için yeşil kanepenin bir ucuna oturdum ve bir kaç dakika kadar gözlerimi kapatarak düşündüm, hala uykum açılmamıştı. Gözlerimi açtım ve normal olarak etrafıma bakındım. Kanepenin köşesindeki yastıklar benim dizdiğim gibi durmuyordu. Yatmak üzere yukarı çıkmazdan önce yastıklara vurmuş ve kendi zevkime göre yerleştirmiştim ve salonu son terk eden de bendim. Bendim de bu yastıklar nasıl böyle başka bir şekilde yerleştirilmişti? Korkuyla karışık, bilinmez hislerin içine düştüm. Kanepeyi dikkatle incelemeye başladım. Gazete sayfasından kopmuş küçük bir parça kâğıt buldum minderin üzerinde sonra da iki minder arasından görünen gazete silueti. Yavaşça minderi çektim ne göreyim? Bu esnada eşim de aşağı indi o da uyku sersemi, belli ki onu da köpeklerin havlaması uyandırmış.
Gel bak dedim.
Ne var diye cevapladı beni.
Gel bak dedim yeniden.
Gelince birlikte kanepenin minderlerini indirdik. Sıkı durun altından ne çıktığını söyleyeceğim. Bir gazete ve 4 ilavesi. Bir kısmını kanepeye sermiş, bir kısmını da kanepenin arkalığının altındaki boşluğa düzgün bir şekilde sokmuş. Ne kadar düzgün soksa da gazetelerin bir kısmı yırtılmış. O iş bittikten sonra minderleri yerine koymuş ve yastıkları kendi zevkine göre istif etmiş. İnanılır gibi görünmüyor ama gerçek. Ben de daha önce evi toplayan Golden görmüştüm de videoyu defalarca izleyip inanmıştım, oluyormuş demek.

Biz her sabah o kanepede oturur gazete okuruz o da ayaklarımızın dibinde halının üzerinde oturur. Acaba gazetelere karşı bizim anlayamadığımız bir kıskançlığı vardı da onu mu ifade etti? Bilemiyorum, çözemedik.

Bu olaydan sonra eşimin onunla konuşmasını dinleyin. “Artık geceleri bizimle beraber yukarı çıkacaksın. Daralsan da kıh, kıh yapsan da yukarda oturacaksın geceleri.”
Daha önce bordo kanepeyi dağıtıyor diye 15 gün kadar yukarı aldık. Daraldı, kıh, kıh yaptı.
Nedense uyumak için benim banyomu tercih ediyordu, rahatlasın diye penceresini açtım sivrisinekler içeri doldu, her yerimizi ısırdı. Bu yüzden dün gece aşağıda bırakmıştık yeniden.

Ayla Aytuna Congar
09 06 2013




Bu haber 1162 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar