Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

KISA-KISA

Eskiye özlem mi?

Bir devir kapanıyor.
İstesek de istemese de.

Biz azınlık, bayraklarla caddeleri kırmızıya da boyasak, bağırsak, çağırsak da, ismimizin başına TCde koysak:
Bir devir kapanıyor.
İstesek de istemesek de.

Eskiye özlem, Osmanlıya özlem.
Hep böyle olmaz mı?
Bir zamanlar şöyleydi, bizim zamanımızda böyleydi.
Eskiye özlem olmasaydı; bitpazarları, antikacılar olmazdı. Eskiye özlem olmasaydı; “tarih tekerrürden ibarettir” demesi yoktu şimdi.

ooooooooo

İthal edilen pirinçler gerçekten GDO lu mu?


İthal edilen pirinçlerin gerçekten GDO lu olduğundan şüphelenmeye başladım. Yerli pirinçlerin fiyatını yükseltmek için bir oyun mu oynanıyor yoksa? Dün yiyecek alışverişi yaparken dikkatimi çekti. Pirinç fiyatları yükselmiş ve paketlerin üzerine yerli üründür diye bir ibare konmuş. Neden yerli pirincin fiyatı yükseldi? Madem ki yerli pirincin üzerine yerli olduğuna gösteren ibare konmuş, halk onu alır, diğerini almaz yani fiyatın etkilenmesine hiçbir neden olmazdı.

oooooooooo

Kulonlama


Kulonlanan canlılar fiziksel görünüm olarak aslının aynısı oluyorlarmış ama kişisel özellikleri farklı oluyormuş.
Demek ki beyin bir araç.
Beyin ruhun kişiliği oluşturması için kullandığı bir araç.
Her bir köşesine yerleştirdiği bilgilerle kişiliği oluşturuyor.
Bir anneden normal yollarla doğan yeni canlı da farklı bir ruha sahip ama genetik geçişli bazı bilgiler genlerine kaydedilmiş olarak doğuyor ve ailesine benzer tarafları oluyor. Neden kulonlamada genetik özellikler genlerine kaydolmuyor?

ooooooooooo

Türkiye hamur yiyor


Evlerde kahvaltı masalarında, 5 çaylarındaki ikramlarda, yemek sofralarında hamur işleri masaları işgal ediyor.
Hanımlar birbirleri ile en çok konuştuğu konu hamur işi tarifleri.

Buğdaydan yapılan gıdalar şeker ürettikleri için bağımlılık yapıyor, yedikçe daha fazla yemek isteniyor. Şeker hastaları iyi bilir, şeker yendikçe yenilesi gelen bir maddedir. Dikkatinizi çekerim, besin demiyorum, madde diyorum çünkü: Şeker besin değil, uyuşturucular gibi maddedir.

Bu hamur işleri şekerli olursa, bir de paketli ürün ise MNG İçerdiği için daha ağır bağımlılık yapar.

Kediler, köpekler hazır mamaları pek fazla sevmedikleri halde kokusunu duyunda deliye dönerler. Bu MNG mucizesidir. Ben köpeğime hazır mama yedirmiyorum, biz ne yersek onu yiyor.

Hiç değilse, benim köpeğimi düşündüğüm kadar kendinizi ve sevdiklerinizi düşünün ve hazır gıda tüketmeyin.

oooooooooo


Size bir hikâye sunuyorum. Okurken güler misiniz, ağlar mısınız bilmem ama 3 ay önce kadar benim başıma da buna benzer bir şey geldi.

Ayla Aytuna Congar
10 05 2013

İstanbulun surlarını kim yıktı?

Tarih öğretmeni derste öğrenciye sormuş : “İstanbul’un surlarını kim yıktı ?” diye.
Öğrenci; ” Vallaha billaha ben yıkmadım hocam, yıkanı da görmedim, duymadım, bilmiyorum ” demiş. Öğretmen tabi çok sinirlenmiş. Dersten çıkmış. Öğretmenler odasına gitmiş.
Diğer bir hoca sormuş :
” Hocam neden böyle sinirlisiniz ne oldu ? ” Öğretmen anlatmış ;
” Çocuklara soru sordum bilemediler.”
” Ne sordun hocam ? ” demiş diğer öğretmen.
İstanbul’un surlarını kim yıktı ? diye sordum. Onlarda ; ” Biz yıkmadık, yıkanı da görmedik, duymadık ” dediler.

Öğretmen arkadaşı da :
” Hocam bunların hepsi böyledir. Yaparlar ederler, sonra da biz yapmadık derler. Boşverin canınızı sıkmayın.” demiş.
Tarih hocası tabi daha da sinirlenmiş. Müdürün yanına çıkmış o sinirle.
Müdür ; “Hayırdır hocam neden böyle sinirlisiniz ?” demiş.
Tarih hocası ; ” Hocam çocuklara İstanbul’un surlarını kim yıktı ? diye sordum. Biz yıkmadık, yıkanı da görmedik, duymadık, bilmiyoruz dediler. Bunu öğretmen arkadaşa anlattım. O da ; ” Öğrenciler yaparlar ederler biz yapmadık derler ” diye beni avuttu…”
Müdür de ; ” Hocam canını sıkma, şimdi Milli Eğitim Bakanlığına bir yazı yazar onlara sorarız. Kim yıkmış öğreniriz ” demiş.
Tabi M.Eğitim Bakanlığına yazı yazılmış.
Aradan 3 hafta geçmiş ve cevap gelmiş :
” ÖDENEK YETERSİZLİĞİNDEN SORDUĞUNUZ SORUYU ARAŞTIRAMIYORUZ. BAŞINIZIN ÇARESİNE BAKIN !!!!.. ”


Bu haber 1062 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar