Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

EVCİL HAYVAN DÜKKANLARI

Kadıköy Belediyesi evcil hayvanların küçük kafeslerde teşhir edilmesini yasaklamış. Farkına olarak veya kendisinden önce açılan dükkanlarda gördüğü için yeni açanlar da aynı büyüklükte kafes kullanıyorlar. Hayvanlar için hayatlarının bir bölümünde dar bir yerde yaşamak ruhlarında fazla bir travma yaratacağını sanmıyorum. Onların anneleri babaları da evcil hayvan olduğu için kısıtlı yaşamak onların genlerinde yazılı. Dar bir kafeste yaşayan hayvanın satışı daha kolay çünkü hayvan severler daha merhametli olduğu için onları oradan kurtarmak için gelişen alma içgüdüsü satışı kolaylaştırıyor. İlk köpeğim öldükten sonra çok üzülmüş üç ay evin her köşesinde onun hayalini görmüştüm ve bir daha köpek almamaya karar vermiştim. Hatta o zamanlar bir dua etmiştim ve Allaha, beni sevdiklerimin arkasına bırakma diye yalvarmıştım. İşte o sıralar, İstanbul’da bir petshopta bir köpek gördüm. Bir İngiliz Seterdi. Çok büyümüştü ve kafese boyuna sığmıyor, köşegeninde duruyordu. O gün ona çok acıdım ve onu oradan kurtarmak için almayı düşündüm ama iki gün onu barındırabileceğim bir yer yoktu. Karar verdim İzmir’e döneceğim gün eğer hala satılmamışsa, bir köpek kutusu satın alarak içine koyacak ve uçakla götürecektim. O gün gittiğimde yoktu. Önce sevindim ama sonra birden şu hatırıma geldi: Fransa’da Paris’te bir petshopta satılamayan yavrular büyüyünce uyutulduğunu söylemişlerdi. Korkuyla hikâyemi anlattım ve sordum. Meğerse benim gibi acıyan birisi evde iki köpeği daha olduğunu halde onu da almış. Çok sevindiğim tabi.

Ben küçük kafeslerde teşhir edilmelerine karşı değilim. Tatil günlerinde aç-susuz bırakılmasın yeter, severek bakılsın yeter.

Hayvanların o kafeste geçirdikleri 10-15 gün hayatlarında fazla bir eziyet değil. Yeni yuvalarında mutlu ve rahat olmaları daha önemli, bıkılıp sokağa atılmamaları önemli, başkalarına verilmesi de bir travma yaratır hayvanda ama hiç değilse sokaklarda sefil olmaz.

Hayvanlar yeni dâhil oldukları yuvada kendilerine bir sahip edinirler, başka bir hayvan tarafından sahiplenilmemiş bir kişi olur bu yeni sahip, ömürleri boyunca onu severler ve korurlar. Ailenin diğer fertlerini de sevseler bile onun özel bir yeri vardır kalplerinde. Evini kaybedince yemeğini, suyunu yuvasını, sahibini kaybettiği gibi kendine ihanet edildiğini düşünür, en çok da buna üzülür, kahrolur.

http://www.vidivodo.com/video/pet-shoplarda-yavru-hayvanlara-satis-yasagi-showtv/641169

Bu dünya insanlarda önce hayvanlarındı.

Ayla Aytuna Congar
07 12 2012


Bu haber 1195 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar