Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

OMEGA NEDİR?

Omega ismini kimyasal yapısından almış. Halk arasında Balıkyagı olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri döllenme anından başlayarak anne karnından itibaren yaşam boyunca vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturuyorlar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek kalp, kanser, romatoit artrid ve sedef hastalıklarından koruma sağlıyor.

[color=red]Omega-3 olmazsa beden çöker.


Bilim adamlarının benzersiz ve güçlü ilaç olarak adlandırdıkları Omega-3 yağ asitleri olmadan beden çöker demek hiç de abartılı olmaz. Çünkü bu yağ asitleri hücrelerin davranışını kontrol ediyor ve her hücre nasıl işliyorsa, bedenin tümü de öyle işliyor. Hücrelerin her birindeki en ufak bir yağ asidi dengesizliği, onların çıldırmalarına ve tüm bedende kaos ortamı oluşturmalarına yol açıyor.

Sperm hücrelerine yararlı

Omega-3, retina, beyin ve sperm hücrelerinin işlevlerini hatasız olarak yerine getirmeleri açısından gerekli. Eksikliği, retinada görme fonksiyonunun azalmasına yol açabiliyor. Ayrıca, ruh hali, konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarına neden olabiliyor.

En etkili ilaç

Omega-3 doganın en harika çok yönlü ilaçlarından biri. Kolesterol düşürücü ilaçlar kadar etkili. Yüksek trigliseridler için bilinen en iyi ilaç. Ayrıca damar sertli ği ve tıkanıklılığı, enfeksiyon hastalıkları ve davranış bozuklukları üzerinde olumlu etkilere sahip.
Gerek Omega-3 gerekse Omega-6 yağ asitlerinin dengeli alımı, sağlığımız için temel olan ideal kan dolaşımını sağlıyor. Ayrıca beynin gelişimine, sağlıklı büyümeye ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Cildin nemini koruyarak, genç görünmesine ve tüm cilt hücrelerinin işlevlerini düzenlenmesine yardımcı oluyor.

Önerilen ideal denge nedir?

Dünya Saglık Örgütü (WHO) tarafından önerilen ideal denge, her 5-10 gram Omega-6 yağ asidine karşılık 1 gram Omega-3 yağ asidi şeklinde.
Aşırı Omega-6 yağ asiti alımı Omega-3 yağ asitlerinin yararını baltalayabiliyor.
Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri vücutta görevleri gereği kendi aralarında sürekli rekabet halindedirler.
Omega-3, kanın akışkanlığını sağlarken, Omega-6 pıhtılaşmayı artırıyor.
Omega-6, büyüme ve cilt için gerekli, Omega-3 ise sağlıklı ve uzun bir ömrün anahtarı.
Aşırı Omega-6 alımı kanı pıhtılaştırmanın yanı sıra kolesterol plaklarının oluşumunu kolaylaştırıp, alerji ve iltihaba bağlı hastalıkların gelişimine yol açıyor.
Omega-3 ise tam tersini yani kanın pıhtılaşmasını, kolesterolün yükselmesini ve iltihabi hastalıkların oluşumunu engelliyor.
Omega-6 en çok bitkisel sıvı yağlarda, Omega-3 ise en çok yağlı balıklarda bulunuyor.
Balıklar bu maddeyi yosun ve planktonlardan elde ediyorlar.

Omeganın yararları

- Omega yaglarının dengeli alımı vücudu pek çok hastalıklardan koruyor. Kalp hastalıklarına karşı koruyor

- Kötü kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü artırıyor. Düşük kolesterol seviyesini normal degere çıkartıyor. Kalp krizinde etken bir rol oynayan trigliserid seviyesini azaltıyor. Kanın akışkanlığını sağlayarak, kalp tarafından kolayca pompalanmasına yardımcı oluyor. Böylece damar tıkanıklığı (tromboz) ya da damarlara yağ birikimini (arterioskelerosis) önlüyor. Kalp krizi riskini en aza indirgiyor. Kalp hastalıklarının bir sebebi de irsidir. Bu nedenle ailesinde kalp hastalığı olanların küçük yaşlardan itibaren dengeli omega yağı almaları ileriki yaşlarda kalp riskini azaltabiliyor.

- Kansere karşı etkili. Vücudumuzda bulunan kötü huylu hücreleri baskı altında tutabilmek ve yok edebilmek için bağışıklık sistemi omega yağlarından güç alıyor. Yapılan araştırmalarda gö üs, prostat ve kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünde omega yag asitlerinin yararlı olduğu gözlendi.

- Kangreni önlüyor. Kanı inceltip damarları koruyor ve pıhtılaşmayı önlüyor. Kanın tüm vücutta dolaşmasını sağlayarak parmak ucu hissizleşmesini, el ve ayak parmaklarının dolaşıma bağlı üşümesini önlüyor veya azaltıyor.

- Diyabeti geciktiriyor. Yapılan son araştırmalar balıkta bulunan Omega-3 yag asitlerinin insülinin işlevini artırarak ve diyabette özellikle de tip II diyabetlilerde hastalığı geciktirdiği ortaya çıktı.

- Yaşlanmayı durduruyor. Omega yağ asitleri serbest radikallere karşı savaşarak cilt hücrelerinin yaşlanmasını engelliyor. Hücreleri yenileyip cildi güzelleştiriyor.

- Migrene iyi geliyor. Kanın beyin damarlarında rahatça dolaşmasını sağlayarak migren tipi ağrıları önlüyor.

- İltihabi hastalıkları önlüyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi için omega yağları çok önemli. Başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere, sedef, romatoit artirit, astım ve alerji gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynuyor.

- Depresyonu tetikliyor. Yeni Zelanda, Kanada ve Almanya gibi Omega-3 yağının Omega-6 yağına oranla daha az tüketildiği toplumlarda depresyon vakaları, dengeli Omega-3 yağı tüketen Japonya’dan 5 kat daha fazla.
Omega yağları en çok kime gerekli?

- Hamile kadınlar ve bebekler; Omega, anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için elzem bir yağ asidi. Beyin, kalp, damarlar ve gözlerin sağlıklı gelişmesinde önemli rol oynuyor. İnsan beyni doğumdan önceki son üç ayda hızla büyür, doğumdan sonraki ilk 12 haftada bu büyüme hızı 3 kat artıyor. Bu nedenle hamile ve emzikli annelerin Omega-3 ve Omega 6 içeren gıdaları yeterince ve dengeli biçimde almaları çok önemli. Omega-3 ve 6 dengesiyle beslenen annelerin bebeklerinde beyin, sinir sistemi ve görme yetenekleri sağlıklı gelişiyor. Omega yağları ayrıca, çocuğun matematik zekasını geliştirip, okuma, telaffuz ve yazma beceresini arttırıyor. Eksikliği halinde çocuklarda davranış bozukluklarına (hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi) yol açıyor.

- Yetişkinler; Zamanla bu yağ asidinin azalması bellek kaybı, bunama ve depresyon gibi sorunlara yol açıyor. Bunama hastalığı olarak bilinen Alzheimer üzerinde yapılan araştırmalarda hastalığın balık yemeyen toplumlarda daha sık rastlandığı ortaya çıktı. Omega yağları ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok ölümcül hastalığın tedavisinde de önemli rol oynuyor.

Omega yağ asitleri nerelerde bulunuyor?

Omega-3 (Alfa linolenik asit): Yağlı balıklar ve deniz ürünleri (özellikle uskumru, sardalye, hamsi ve somon gibi) ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor.

Uzmanlar ne öneriyor?

Haftada en az 2-3 kez balık yiyin. Balığı kızartmak yerine ızgara ya da buğulama olarak yemeyi tercih edin. Eğer ailenizde kalp hastalığı varsa Omega-3 içerikli bir beslenme alışkanlığı edinin ve bunu ömür boyu sürdürün. Dengeli omega yağ asidi alımı, sizi kalp krizi riskinden koruyacak. Hamileler ve süt veren anneler haftada 4-5 kez balık yemeli. Balık yemediği günler Omega-3 yağ asitlerini içeren besinleri almalı.

- Her sabah kahvaltıda 2-3 ceviz yiyin. Balık kadar olmasa da değerli bir Omega-3 kaynağı olan ceviz, kalbi koruyor ve beynin performansını artırıyor. Orta yaşlılar Alzhemeir hastalığından korunmak için bol bol balık yemeli. Bu mümkün değilse doktora danışarak balıkyağı hapları almalı.

Omega-3 yağ asitlerinin kullanımının; Çocuklarda:
- Beden ve zeka gelişimi.
- Immün sistem gelişimi
- Retina gelişimi
- Öğrenme güçlüğü giderme
- Davranışsal bozuklukları düzeltme üzerinde olumlu etkileri mevcuttur.

Emzirme döneminde Omega-3 yağ asitlerinin kullanımının çocuklarda;
- Merkezi sinir sistemi gelişimi
- Erken dil gelişimi
- Psikomotor gelişimi
- Immün sistem gelişimi
- Zekâ gelişimi üzerinde olumlu etkileri olduğu bildirilmektedir.

Erişkinlerde Omega-3 yağ asitlerinin kullanımı;
Antienflamatuar, Antimitogenik, Antitrombogenik ve Hipotrigliseridemik etki sonucu; kandaki kolesterol (LDL kolesterol seviyesini düşürürken, HDL seviyesinin artmasına yardım eder) ve trigliserid seviyesini düşürür. Kalp krizlerinden kaynaklanan ani ölümleri azaltır. Kanı inceltir ve damar içinde pıhtılaşmasını engeller. Kan basıncını (tansiyon) düzenler.
- Damar sertliği oluşumunu yavaşlatır ve kalp damar sistemi hastalıklarını azaltır.
- Kanser riskini azaltır.
- Yaşa bağlı hastalıkları önler.
- Depresyonu, anksiyeteyi ve uykusuzluğu belirgin şekilde düzelttiği saptanmıştır.
- Erişkinlerin mental fonksiyonlarının iyileştirilmesinde balık yağının önemli bir yeri vardır
- Bipolar hastalıkların, Alzheimer'in, şizofreninin önlenmesinde ve tedavisinde, özellikle stres seviyesinin düşürülmesinde etkili olduğu gösterilmiştir.
- Emboli nedeniyle gelişen felç riskini azaltır.
- Romatoid artritin önlenmesinde önemli bir etkendir.

Omega-3 konusundaki araştırmalar göz önüne alındığında, haftada 3-4 kez yağlı balık yememiz, zeytinyağı, ceviz gibi bitkisel kökenli omega-3 kaynaklarını sıkça kullanmamız gerekmektedir. Balık yiyemeyenler veya ek omega-3 kullanımına ihtiyaç duyanların Omega 3 balık yağını kullanmaları uygun bir seçenektir. Kokusuz ve içimi kolaydır. Her yaş grubu için kullanılabilir.

OMEGA 3
Omega-3 yağ asitleri özellikle DHA ve EPA doğal birer ilaç gibidir. Çocuklar daha anne karnında iken Omega-3 yağlarına ihtiyaç duymaya başlıyor.

Bu ihtiyaç yaşlılıkta da devam ediyor. Omega-3 yağ asitlerinin koroner kalp riskini azalttyağ asi biliniyor. Bu yağlar iyi kolesterol HDL’yi artırıyor. Kalp ritim bozukluklarını önleyebiliyor. Pıhtılaşma hücreleri trombositlerin yapışkanlyağ asinı azaltarak pıhtılaşmaya bağlı damar tıkanması riskini de düşürüyor. Omega-3 yağlarının kanı incelterek felç riskini düşürdükleri, beynin kanlanmasını güçlendirdikleri, bellek sorunlarını azalttıkları da biliniyor.

BELLEĞE ÇOK FAYDALI

Bellek için yararlı etkileri özellikle bebekler ve büyüme çağındaki çocuklarda daha da önemli. Bu yaştaki çocuklarda öğrenmeyi, problem çözme yeteneğini özellikle DHA’nın iyileştirdiği biliniyor. Bu yağlar bebek ve çocuklarda gözlerin görmede temel işlevler gören retina tabakasının gelişmesini destekliyor. Yaşlılarda sarı noktanın zayıflamasına bağlı görme kayıplarını azaltıyor.

Omega-3 yağlarından zengin beslenenlerde Alzheimer hastalyağ asina yakalanma olasılyağ asi daha düşük oluyor. Omega-3 yağlarının kan basıncı kontrolünü kolaylaştırdyağ asi biliniyor. Çünkü Omega-3 yağları atardamar duvarlarının esnekliğini artırıyor. DHA ve EPA’nın kanserden koruduğu da biliniyor. Özellikle meme, prostat ve kolon kanserinden korunmada bu yağlar faydalı oluyor. Yiyeceklerle bol miktarda DHA kazananlarda bağışıklık kökenli sağlık sorunlarına ve romatizmal problemlere de seyrek rastlanıyor. Omega-3 yağlarının depresyona yakalanma olasılyağ asinı azalttyağ asi, depresyonun tedavisini kolaylaştırdyağ asi bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

ÇOCUKLARDA ÖĞRENMEYI DESTEKLIYOR

Çocuklarda dikkat yetersizliği hiperaktivitesi ile mücadelede özellikle DHA son derece etkili bulunuyor. Kısacası Omega-3 yağları gerçek birer sağlık mucizesi. Bu yağların her üçünü de vücudunuza doğal yolla mümkün olduğu kadar fazla miktarda kazandırmaya çalışın. Günde ortalama 10 gramdan fazla Omega-3 yağ asidi yiyen Grönland Eskimoları’nın beyin kanaması ve kalp krizi ile neredeyse hiç tanışmadıklarını unutmayın. Omega-3 yağlarından faydalanmanız için sizin bu kadar fazla miktarlara da ihtiyacınız yok. Günde 2-3 gram Omega-3 kazanmanız yeterli olacaktır. Şimdilik günde en az 150-160 mg EPA ve DHA tüketmeyi hedeflemek gerekiyor. Omega-3 yağlarını yeterince alamazsanız ürettiğiniz hücrelerinizin zarları yeteri kadar sağlam olmaz. Güçsüz, zayıf, kalp krizine, kalp ritim bozukluğuna, felce, kansere, insülin direncine eğilimli hücreler üretirsiniz. Omega-3 yağlarından faydalanmayı
bir alışkanlık haline getirin.

Omega-3’lerin yararlari[/color]

Beyni geliştiriyor.
Görmeyi güçlendiriyor.
Felç riskini düşürüyor.
Kalp krizini engelliyor.
Ritim bozukluklarını azaltıyor.
kolesterol seviyesini düşürüyor
allerjik ve inflamatuar
damar sertligini önlüyor
Belleği destekliyor.
Kilo verdiriyor.

Hangi besinlerde Omega-3 var

Omega-3 yağlarını vücut üretemiyor. Dışarıdan besinlerle alınmaları gerekiyor. Omega-3 yağlarının kaynaklarını biliyorsunuz ama biz bir kez daha hatırlatalım: Bu yağlar en çok balıkta bulunuyor. Özellikle soğuk sularda yetişen yağlı balıklarda. Su ne kadar soğuksa balyağ asin Omega-3 üretimi o kadar fazla oluyor. Bunun nedeni Omega-3 yağlarının balık vücudunu soğuktan koruyan bir antifriz görevi yapmaları.

Kuzey denizinde yetişen somonlarda veya Karadeniz dağlarının çaylarında büyüyen alabalıklarda Omega-3’ün daha fazla olmasının sebebi bu olmalı. Muhtemelen Karadeniz balıklarında Akdeniz’dekilerden daha fazla Omega-3 bulunuyor. Ama siz her balıkta size yetecek kadar Omega-3 bulunduğunu düşünebilirsiniz. Bu yağlar cevizde, keten tohumunda ve yeşil yapaklı sebzelerde de bulunabiliyor. Keten tohumu yağı kullanarak, (taze kullanmaya, koyu renkli şişede ve buzdolabında saklamaya dikkat edin) ekmek ve kurabiyelerinize keten tohumu ekleyerek daha fazla tam buğday, fındık tüketerek ve salatalarınıza daha çok semizotu ekleyerek vücudunuza daha çok Omega-3 yağı kazandırabilirsiniz.
--------------------------------------

OMEGA – 3

Amerika mucize "akıl diyeti"yle çalkalanıyor. Bilimadamları yeni bir diyet geliştirdi. Ancak bu diyet bilinen diğer diyet türleri gibi kilo verdirmeye yönelik değil. Geliştirilen diyetle insanlarin akıl sağlyağ asinı, psikolojilerini düzenlemek amaçlanıyor.

Amerika’ nın ünlü Newsweek dergisi bu hafta yayımlanan "Akıl Diyeti" ile beyin için gerekli olan gıdalar açıklandı. Amerikalı bilim adamları, akıl hastalıkları ve özellikle depresyona karşı koruma sağlayabilen son derece basit bir diyet hazırladılar. Araştırmalar ve tesadüfler sonucu keşfedilen bu diyet, simdi medya dünyasının favorisi olan "kilo verme, form koruma, yaza hazırlanma" diyetlerini bile sollayarak gündemin bir numaralı konusu oldu.

Uygulaması en kolay diyet.

Bilim adamları zaten "Her şey kafada" başlar sloganıyla "akıl sağlyağ asimızı koruyalım" diyetinin kilo sorunlarına da çözüm olabileceğini savunuyorlar. Bilim adamlarının "Psikiyatrik rejim" de dediği akıl diyeti beyne "iyi gelen" gıdalardan oluşan bir diyet. Beyni güçlendiren, strese karşı dirençli hale getiren, ilerde ortaya çıkabilecek depresyon, manik-depresyon, doğum sonrası depresyon, intihar eğilimi, bipolar düzensizlik gibi rahatsızlıkları önleyebilen bir diyet. Üstelik çok kolay. Diğer bildiğimiz diyetlere hiç benzemiyor. Listedeki gıdalardan, birini bir gün, diğerini bir başka gün, gönlünüzce tüketmeniz yeterli. İşte mucize diyet! Akıl diyetinde iki önemli gıda temel alınıyor. Biri balık; özellikle somon balyağ asi... Diğeri de ceviz...Diyette yan gıdalar da yer alıyor. Yumurta, ıspanak, buğday ve balık yağı...Diyet her gün biraz ceviz atıştırmayı öğütlüyor. Ya da bir
gün ceviz, ikinci gün bir yumurta, üçüncü gün somonbalyağ asi, ıspanak.... Bu gıdaların hepsinin Omega-3 adı verilen bir madde içerdiğini açıklayan uzmanlar, bu gıdaların beyin fonksiyonlarını düzenlemeye yaradyağ asinı belirtiyorlar.

Her şey “Hasta X" ile başladı. Psikiyatri uzmanı ve ünlü Harvard Üniversitesi'nde öğretim görevlisi Andrew Stoll meslek yaşamı boyunca sayısız manik-depresif gördüğünü, ama hiç birinin "Hasta X" adını verdiği orta yaşlı bir adamdan daha kötü durumda olmadyağ asinı anlattı. "Hasta X" ilk manik krizini Roma'da tatil yaparken yaşamış. Aşırı hareketli, bağırıp çağıran "Hasta X" bir hastanenin psikiyatri bölümüne yatırılmış. Oradan da kaçmış, yeniden tutuklanmış ve sonunda İtalyan polisi onu bir uçağa bindirip ABD'ye göndermiş. Boston'daki doktor Stoll'a başvuran "Hasta X", işte bu "akıl sağlyağ asi diyeti"nin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynadı. Balıklı deneme zaferle sonuçlandı. Doktor Stoll, "Hasta X" e bilinen tüm klasik tedavi yöntemlerini uyguladyağ asinı, en güvenilen "lityum tedavisi" nin bile bir işe yaramadyağ asinı anlattı. Hastanın bu güçlü ilaç
tedavisinin yan etkilerini kaldıramadyağ asinı belirten Stoll pek alışık olmayan bir yönteme başvurmak zorunda kaldyağ asinı açıkladı. "Akil diyeti"...

Dr. Stoll, hastasına "Lityum almaya devam et ama her gün somon balyağ asi da ye" dedi. Hasta tavsiyeye uydu. Bir ay bile geçmeden tedavi, doktoru bile şaşırtacak kadar başarılı oldu. Bunun üzerine daha pek çok deneme yapıldı. Dr. Stoll oturup bir de kitap yazdı. "Omega-3 bağlantısı" adlı kitapta balık yağındaki Omega-3 diye adlandırılan yağ asitlerinin bazı psikiyatrik hastalıklara karşı nasıl etki ettikleri anlatılıyor. "Beyin, yüzde 60 yağdan oluşan bir organ ve doğru düzgün çalışması için omega-3 yağ asitlerine ihtiyacı var. Oysa son yıllarda

" form korumak” uğruna insanlar balyağ asin bile yağsız olanını seçti. Ve müthiş sonuç: İnsanlar vücut güzelliği için, aslında hiç bilmeden beyin sağlyağ asinı riske attılar" diyor Dr. Stoll kitabında...Bu sonuca diğer bilim- adamları da katılıyor. Dahası bazıları zayıflamak için yapılan diyetlerin beyni riske attyağ asi gibi, kalp sağlyağ asi için de sorun yaratıyor. İstatistikler ise bunu açıkça gösteriyor. Balık tüketimi ile bağlantısı Amerika’ da yapılan bir ulusal araştırmaya göre balık tüketimi düştükçe, depresyon, intihar eğilimi, kalp krizi vakaları artıyor. Araştırmayı yöneten Ulusal Sağlik Enstitüsü' nden Doktor Joseph Hibbeln "Artık bu hastalıkların neden artış gösterdiğini biliyoruz" dedi.

Omega-3' ün önemi.. Omega-3 dedikleri madde, herkes için önemli. Ama anne adayları ve yeni doğmuş bebekler için daha da önemli. Ceninler genellikle beyin geliştirmek için anneden bol bol Omega-3 çekerler. Eğer anne adayı zaten yetersiz Omega-3 alıyorsa, doğum sonrası depresyona girmesi kaçınılmaz oluyor. Embriyo bu maddeye özellikle 3. aydan sonra ihtiyaç duyuyor. Doğumdan sonra ise anne sütünden temin eder. Diğer süt tozları ise bu maddeden çok az içerir. Doktor Hibbeln "Artık hiç kimsenin Omega-3 asitlerinin beyin hücrelerinin oluşumunda ve bakımında önemli bir rol oynadyağ asinı inkar etmiyor. Ama aynı madde akıl hastalıklarının tedavisinde ise yarar mı"

İşte şimdi sorulan soru bu. Elde ettiğimiz ilk bulgular son derece cesaret verici. Özellikle depresyon konusunda" diyor. Haftada iki kez balık yiyin! Amerikan Kalp Birliği, bu yeni araştırmaların sonuçları doğrultusunda, her yetişkinin haftada en az iki kez balık yemesini tavsiye etti. Birliğin "Diyet Rehberi"nde de buna geniş yer verildi. Üstelik tavsiye edilen balıklar, başta somon olmak üzere, tümü oldukça yağlı diye bilinen türden. Bir tek uyarı ile: Hamile kadınlar yüksek miktarda civa içerebilen "köpekbalyağ asi eti ve kılıç balyağ asi" yememeli. Kalbi ve beyni koruma yöntemleri Doktor Stoll'in tavsiyesi ise genel akıl sağlyağ asinızı korumak ve ileride çıkabilecek sorunlara karşı erkenden önlem almış olmanız için günde bir iki gram Omega-3 yeterli. “Melankolikseniz ya da hafif depresyona girdiyseniz bile 4-5 gram gerekli" diyor. 15 gram cevizde 1.02 gram Omega-3 bulunuyor. Bir kupa cinsi
bardağa sığacak kadar ıspanak ise 0.5 gram içeriyor. Bir köy yumurtasında 0.17 gram. Atlantik somon balyağ asinın 6'da birinde 2.35 gram.... Hepsini bir günde tüketmeye gerek yok. Bunların kanıtlanmış bir faydası daha var. Kalbinizi de beyninizi de formda tutuyor. Bu ikisi formdaysa, kilo sorununuz da yok demektir...

Omega-3 zengini gidalar:

Ispanak .5 gram (bir kupa dolusu)
Somon Balyağ asi 2.35 gram (balyağ asin 6'da birinde bulunuyor)
Balık yağı kapsülü 0.7 gram (1 kapsül)
Ceviz 1.02 gram (15 gramda)
Buğday 0.6 gram (3/4 kupada)
Köy yumurtası 0.17 gram

OMEGA 6
Omega-6 elzem yag asitlerinden biridir. digeri icin sağlıklı bir cilt için çok önemlidir; cildin pürüzsüz ve esnek olmasını sağlar, cildi yara ve iltihaplanmalardan korur ve vücut ısısı ile su kaybını düzenler. omega-6 eksikliğinde çeşitli cilt problemleri ve egzama gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. ayçiçek yağı, mısırözü yağı ve soya yağı ve bu yağlardan üretilen margarinlerde bulunur. ayrica pekcok balik da bu yaglari icerir.
30 yaşından sonra tüketilmemesi gereken ,aksi takdirde alzheimera bile sebebiyet verebildiği iddia edilen yağ asidi omega-6 çoklu-doymamış yağ asitleri grubundan bir temel yağ asitidir. linoleik asit (la) omega-6 grubu yağ asitlerinin öncüsüdür. linoleik asit vücutta gla (gamma-linolenik asit), dgla (dihomo-gamma linolenik asit) ve aa’ ya (arachidonic acid) dönüştürülür. neysekki vücut bu dönüşümü kendisi yapabilmektedir. fakat bazı hastalıklar bu dönüşümü azaltabilmekte veya engellemektedir. gla gibi daha faydalı asit türlerine dönüşüm yaş, beslenme ve hormonal durum gibi faktörlerle şiddetle sınırlanmaktadı r. gla’ nın kaynağı olan çuha çiçeği yağının çok faydalı olmasının nedeni de budur çuha çiçeği yağı). omega-6; mısır yağı, soya fasulyesi yağı, ayçiçek yağı, aspur (yalancı safran) yağı, ceviz, balkabağı çekirdeği ve keten tohumu yağı,sedir yagında bulunur.
omega-6 diyabetik nöropati, romatoid artrit, pms (adet öncesi sendromlar), deri hastalıkları (sedef ve egzema gibi) ve kanser tedavisi için çok önemlidir. omega-6 grubu temel yağ asitleri vücutta; enerji üretimi, kan akışındaki oksijenin yayınımı, hemoglobin üretimi, trigliserid ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesi, beyin ve sinir dokularının gelişimi, hücre zarında sıvı geçişlerinin kontrolu, insülin ve kan şekeri seviyelerinin dengelenmesi, artrit (mafsal-eklem iltihabı) için tedavi, iltihap giderici etki, iltihaplı ve yangılı hastalıklarda yardımcı, astımda rahatlatıcı, pms (adet öncesi ağrılar) sendromlarında rahatlatıcı, allerjik reaksiyonları n azaltılması, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, deri dokusuna yardımcı, su tutmanın azaltılması, sedefi azaltıcı veya hafifletici, sakinleştirici etki ve ruhsal durumu düzenleyici olarak da çok öenemli görevler yapmaktadır.

(omega-6) eksikliğinin belirtileri:
egzema benzeri deri kızartıları
saç kaybı
karaciğer dejenerasyonu
davranış bozuklukları
böbrek dejenerasyonu
susuzlukla beraber aşırı terleme
bezelerde kuruma
enfeksiyonlara karşı hassasiyet
yaraların geç iyileşmesi
erkeklik gücünde zayıflama
kadınlarda düşük riski
artrit ve benzeri hastalıklar
kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları
yavaş büyüme

OMEGA-9

Omega-9 çoklu-doymamış yağ asitleri grubundan önemli bir yağ asitidir fakat temel yağ asiti değildir.Çünkü vücudumuz temel yağ asitlerinden sınırlı miktarda da olsa bu yağ asitini kendisi üretebilir. Oleik Asit (Oleic Acid) Omega-9 grubu yağ asitlerinin öncüsüdür. Omega-9 (Oleik Asit); rafine edilmemiş ham zeytin yağında, zeytin, avokado, badem, yer fıstğı, susam yağı, pecan fındyağ asi, antep fıstyağ asi, mahun cevizi, fındık, kanola yağı, fındık yağı ve keten tohumu yağında bulunmaktadır. Oleik Asit (Omega-9); kalp krizi ve damar sertiği riskini düşürmekte ve kanserden korunmaya yardımcı olmaktadır.
derlemedir.. .


Bu haber 836 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar