Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

BİR ZAVALLI

Balçiçek İlter’in Mümtazer Türköne ile yaptığı söyleşiyi dikkatle izledim hem de büyük bir dikkatle.

Balçiçek çok gergindi. Gerginliğini gizlemek için devamlı gülümsüyordu, gülüyordu desem daha doğru olur. Herhalde yaptığı en rahatsız edici söyleşi idi ve de zor.

Fikirlerini paylaşmadığı birisine “he-he” demek, benim asla beceremeyeceğim bir iş.

Mümtaz ve er kelimeleri çok iddialı anlamlar taşıyan kelimeler. Bu anlamlar onun gibi pasif birisine ağır gelmiş. Hani eskiden bu isim ağır geldi deyip değiştirirlermiş ya çocukların isimlerini, onun ismi de kişiliğine ağır gelmiş, değiştirilmesi gerekiyormuş diye düşünüyorum.
Öğretmenler, özellikle erkek öğretmenler, İlköğretim çağında kız çocuklarının pasif, erkek çocuklarının cabbar olması gerektiğini düşünüyorlar ve sanıyorum bu düşünce geldikleri coğrafya ile ilgili. Böyle düşünen öğretmenler, pasif olduğunu düşündükleri erkek çocukları eziyorlar, eziyet ediyorlar. Ben bu saptamayı, kızlarımın ve torunumun okullarında ki öğrencileri ve olan biteni incelerken yaptım.

Mümtazer Türköne de böyle bir çocukluk geçirmiş, horlanmış, cezalandırılmış, bu yüzden de çok acı çekmiş. Hakkındaki menfi düşüncelere itici ve sevimsiz kişiliği de sebep olmuş sanırım. Nedense Yüce Rabbim, hikmetinden sual olunmaz, bazı insanları böyle yaratıyor.

Kendisini kınamıyorum

****************************

Bu yazıyı bir süre önce yazdım ama dedikodu yapıyormuşum gibi geldi ve yayınlamadım.

O gün öyle geldi ama bugün bir gazetedeki beyanatını görünce fikrim değişti. “Darbe yapanları asalım” diyor, yetmiyor “yağlı kazığa oturtalım” diyor.

İnanamadım.
Bu devirde böyle bir düşünceye sahip olmak, Ortaçağ zihniyeti bir düşünceye.

İdam cezasının kaldırıldığı bir devirde böyle bir öneride bulunmak.

Aşağılık duygusu benim düşündüğümden de yukarıda bir seviyede imiş. Normal bir insan bunları düşünse bile konuşmaz. Bu kadar vahşi duygular taşımak ve bunları dile getirmek partisine de zarar verir

Acilen tedaviye ihtiyacı var.
Allahtan acil şifalar dilerim

Ayla Aytuna Congar
30 01 2012


Bu haber 864 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar