Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

İZMİR'DE PROVAKASYONUN AYAK İZLERİ VE İNTERNET YASASI

Yusuf İNAN
Genel Koordinatör
editor@yerelgundem.com

İzmir'de Provakasyon'un ayak sesleri...

İzmir tarihi ve doğal güzellikleriyle tüm dünyanın gözdesi. Fikir yapısı ve son yıllarda verdiği farklı tepkiler nedeniyle provakatörlerin de gözdesi haline geldi.

23 Kasım 2009 tarihinde DTP konvoyundakilerin kışkırtmalarına tepki verenlerin arasına sızan provakatörlerin marifetiyle İzmir halkı Türkiye'nin gündeminde tartışılmıştı.

İzmir halkının nabzını elinde tutan provakatörler, istedikleri zaman istedikleri provakasyonu yaptırabilecek şekilde hazır bekliyor. Zaman zaman yerel yöneticilerin ve CHP İzmir İl Başkanları'nın da sorumsuz söylemleri İzmir halkını bir çok konuda duyarlı hale getirdi.

Bu seferki Provakasyon laik-antilaik provakasyonu değil.

İnternet üzerinden fitili ateşlenmek üzere olan provakasyon BDP üzerinden planlanıyor. Milliyetçi ve ADD üyesi vatandaşları tahrik ederek provakasyonu İzmir geneline yaymaya çalışacaklar.

Bu tür Provakasyonlar internette bir kıvılcımla başlar önceden önlem alınmazsa, alır başını gider. Kontrol etmek zordur.

Provakasyonun içeriğini burada yazmak istemiyorum. Eğer kenti yönetenler ve sorumluluk sahipleri konuya duyarlılık gösterirse bize ulaşan bilgileri paylaşabilirim.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine de gölge düşürebilecek bu gelişme, fazlasıyla ciddi. Şimdiden önlem alınmaz ise İzmir'in adı yine lekelenecek...

Buradan duyuruyorum İzmir Halkı tahriklere ve provakasyonlara karşı uyanık olsun.
Hiçbir şey göründüğü gibi değil...

İnternet Yasası ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın açıklamaları...

Türkiye tüm sorunlarını çözdü sıra interneti kontrol altına almaya geldi. Daha dün çoluk çocuk işi diyerek dalga geçenler, şimdi yasa çıkaralım da şunların sesini istediğimiz gibi keselim diyorlar!

İnterneti yasalarla kontrol edebileceklerini sananlar yanılır. İnternet baskıyı hissederse Türkiye'yi terk eder. İnterneti kontrol etmek sadece daha üst teknoloji ve yazılımlarla mümkündür.

Türkiye internetin yasal olmayan bölümünü kontrol altına almak istiyorsa, olayı yasal baskı algısından kurtarmalıdır.

Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım'ın interneti Türkiye'ye getirme planı bu algı ortada olduğu sürece başarıya ulaşmaz.

Sayın Bakan ve AK Parti Hükümeti bu konuda başarı elde etmek istiyorsa, bizi de dinlemelidir.

Türkiye domain / alan adı kullanımında % 98 oranında Amerika'ya, hosting hizmetlerinde ise Avrupa ülkelerine bağımlıdır. Türkiye'nin en dinamik para kaynakları maalesef birkaç kişinin ve kurumun yanlışları ve inadı nedeniyle Amerika ve Avrupa şirketlerine akıyor.

Bu gerçek kısa sürede değişemez. Çünkü bu değişimi engelleyen ciddi sistem hataları mevcut.

Bu hatalar ve çözüm yolları...

1- ODTÜ Alan Adı Yönetimi'nin TR uzantılı alan adlarının tamamında T.C. Kimlik numarası ile satış yapmaması.

Çözümü:

Tüm dünyada kullanımı yaygın olan com.tr uzantılı alan adları sadece ticari kuruluşlara, marka ve patent sahiplerine veriliyor. Bu sistem iptal edilerek T.C. Kimlik Numarası olan her vatandaş "ilk gelen alır" kuralı ile alan adına sahip olursa birinci ve en önemli engel ortadan kalkar.

2.TR uzantılı alan adları çok pahalı. ODTÜ Alan Adı Yönetimi'nin izlediği bu politika vatandaşlarımızı yurtdışına yönlendiriyor.

Çözümü :

Tr uzantılı alan adlarının fiyatları 5 lirayı geçmeyecek şekilde satışa sunulursa birkaç ay içerisinde ODTÜ Alan Adı Yönetimi rekor alan adı satışı gerçekleştirir. Com, Net, Org alan adlarına olan yönlenme sonra erer. Yurtdışına akan dolarlar ülkemizde kalır.Amerika'ya olan bağımlılık sona erer.

3.ODTÜ Alan Adı Yönetimi'nin satışa sunduğu alan adlarının bir gün ilk alan adı sahibinin elinden alınacağı endişesi mevcut. ODTÜ'nün bu konuda bir çok hatalı icraatı var.

Çözümü:

Alan adları yasal olarak güvence altına alınırsa bu sorun ortadan kalkar.

4.Servis Sağlayıcılar Avrupa pazarını tercih ediyor. Nedeni ucuz ve kaliteli altyapı hizmetlerinin eksiksiz verilmesi.

Çözümü:

Savcılık kanalıyla datacenterların basılmayacağı, serverlara el konularak içindeki binlerce site sahibinin mağdur edilmeyeceği garantisinin yasal olarak verilmesi, servis sağlayıcılarını tekrar Türkiye'ye çekebilir.

5.Datacenter kurulumu, elektirik masrafları ve kurumsal internet ücretlerinin yüksek olması.

Çözümü:

Kurumsal internet fiyatlarının Avrupa ülkeleri seviyesine çekilerek, elektirik ücretleri düşürülerek büyük ölçüde etki sağlanabilir.

6.Sanal Pos tahsis sisteminin tıkalı olması Türkiye'deki paranın internet üzerinden yurtdışına çıkmasına zemin hazırlıyor. Paypal ve 2CO gibi yabancı şirketlerin verdikleri Sanal Pos hizmetinin hızlılığı ve sorunsuzluğu Türk halkını Avrupa , Amerika ve Singapur pazarına mahkum etmiştir.

Çözümü:

Sanal Pos Sistemi'nin Kredi Kartı verilme kolaylığında verilmesi sağlanırsa hem para ülkemizde kalır hem de para halka, tabana yayılır. Şu anki sistemde para belirli kimselerin kontrolünden dışarı çıkamıyor. Bu karteller Türk halkına ne kadar uygun görürse, o kadar parayı piyasaya o kadar salıyor. İş dünyasının yaşadığı en büyük sıkıntı ve kriz, satılan hizmet ve ürünlerin parasının tahsil edilme sistemi olan 'Sanal Pos'un bankalar tarafından engellenmesidir.

Çözümü çok basittir. Kredi Kartı verilen herkes Sanal Pos Sitemi'ni en geç bir gün içinde alarak kullanabilmelidir.

Bu sorun çözülürse ekonomik kriz de çözülür.
Çünkü para halkın eline geçer.

Bankacıların "efendim kontrol edemeyiz" yalanlarının altında yatan gerçek, paranın halka ulaşmasını engellemektir. Para halkın eline geçerse fahiş fiyatlarla kredi veremeyecekleri gibi astronomik kredi kartı faizi de alamayacaklar.

O nedenle Sanal Pos Sistemi'nin önüne barikat kuruyorlar. AK Parti Hükümeti'nin en büyük eksikliği ve yanlış yönlendirildiği konu budur...

AK Parti Hükümeti bu sorunları ciddiye alır ve çözerse Türkiye şaha kalkar. Halk bir yıl içinde zenginleşir. İşsizlik sıfıra düşer. Üniversitelerden mezun olanların boşta gezmeleri tarihe karışır.

Çünkü internet üzerinden bilgi ve birikimini "Sanal Pos Sistemi" üzerinden satabilir karşılığını da alır. Avrupa, Amerika, Afrika, Orta Doğu, Orta Asya pazarında Türk rüzgarı eser. Türkiye'ye dünya ülkelerinden para akar.

Ev hanımları ürettikleri ürünü internet üzerinden satabilir. Evinde yaptığı yemeği, ördüğü kazağı bile satabilir.

Çok bilmiş maliyeciler hemen, 'Bu işin vergi boyutu ne olacak?' 'Kayıt dışı hortlar' gibi zırvaları ortaya atarlar.

Sanal Pos Sistemi elinizin altında. Vergi dairesine bile gerek yok. Belirle vergini Sanal Pos Sistemi üzerinden al, iş peşin bitsin. Ama acıtmayacak kadar alki para kayıt dışına çıkmasın. Vergi toplayamıyorum masalları da ortadan kalksın.

İşte size kesin ve köklü çözüm.

Teknolojiyi ve nimetlerini kullanmasını bilmeyen bürokratların açtığı çukura düşmekten helak olduk. Bir kez de düz yolda yürümeyi deneyelim. Eskimiş köhneleşmiş sistemlerin bataklığında boğulmaktan kurtulalım.

Şimdi ben desem ki, vergi dairelerinde digital köstebekler var % 10 karşılığında trilyonluk vergileri siliyor, yok ediyor desem Maliye Bakanlığı ne yapacak?

Bu konuya çözümleri var mı?

Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan, Turgut Özal'ın izinden gittiğini söylüyor... Günümüzde Turgut Özal'ın o tarihlerdeki projeleri de demode oldu. Şimdi daha uçuk projelere ihtiyaç var.

Sanal Pos Projesi şu an için tüm dünyanın en uçuk projesidir. Kıymetini bilene...

Eskiler ne demiş: "Cevahir kadrini cevher füruşan olmayan bilmez"


Bu haber 1178 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar