Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

MİRAÇ KANDİLİNDE ŞEHİTLERİMİZLE BİRLİKTE

Burnuma çam kokusu geliyor, bir de deli rüzgâr uçuruyor saçlarımı.
Çirkin bir gün.
Boğuluyorum.
Sıcaktan boğuluyorum, düşüncelerden boğuluyorum,

Beynim yorgun.
Beynim üzgün.

Düşünceler boğucu.
Düşünceler üzüyor.

Ben üzgünüm.
Şehit haberleri beni çok üzüyor, vücut kimyamı bozuyor, uyuyamıyorum. Televizyon açmaya korkuyorum.
Gazetelere düşman gibiyim.
Düşman gibiyim ama okumaktan da kendimi alamıyorum.
Okuyorum.
Evet, bir haber.

Elif Öğretmen Teğmen rütbesi ile bir askeri okula öğretmen olacakmış. Çok şaşırdım bu işe. Elif Öğretmenin bir işi var. Bir işi var olduğu halde neden yeni bir iş? Cevabı: Ancak askerlerin arasında acısını unutabileceğini söylüyormuş. Bu gelişmeyi saçma buluyorum. Yanlış anlaşılmasın Elif Öğretmene karşı değilim. Acısını anlıyorum diyemem, anlamaya çalışıyorum. Onun için çok üzülüyorum, diğerleri için de. Diğer şehit eşleri, şehit çocukları, şehit anneleri için de.
Benim takıldığım nokta:Şehitlerin geriye bıraktığı bu kadar eş, anne, çocuk varken neden yalnız o? Neden diğerleri unutulurken Elif Öğretmen öne çıkarılıyor?
Çoğu zor durumdayken neden yalnız o?

Tarih tekerrürden ibaretmiş.
Tarihten ders alınmazmış.
Evet alınmıyor.

50 yıldan fazla bir zaman önce Amerika Türk Hava Kuvvetlerine, kullanılmış Jet uçaklarını vermiş. Satmış mı, hibe mi etmiş bilmiyorum. O Jetlerde çok genç pilot şehit oldu. Sebepsiz düşüyordu Jetler. Sonradan öğrendik ki: Miadı dolmuş olduğu için metal yorgunluğundan parçalanıyorlarmış havada.

İşte, o şehitlerin eşleri maaşları kesilmesin diye evlenemediler ya da nikâhsız birlikteleri oldu. 50 yıl sonra bu gün aynı oyun sahneleniyor. Şehit maaşı yetmeyip ortada kalan kadınlar imam nikâhı ile evleniyorlar. Onlara kimse yardım etmiyor, iş vermiyor.

Bir şehit eşine, “yuvası dağıldığı, hayatı alt üst olduğu, psikolojik bunalıma sürüklendiği” için maaş bağlanmalı ve bu maaş onun ömrünün sonuna kadar yeniden evlenmesi halinde bile kesilmemeli.
Tazminat gibi düşünülmeli.

Gazilerin de zor durumda olanları var. Zaman, zaman medyada okuyoruz, görüyoruz. Önce GATA’da çok güzel bakılıyor ve özel tesislerde rehabilitasyonları yapılıyor ama sonra kaderleri ile baş başa bırakılıyor.

Devlet neden sonuna kadar sahip çıkmıyor gazisine?
Devlet neden şehidinin eşine, yaşlı anasına, babasına, çocuklarına gerektiği gibi sahip çıkmıyor?

Deniz Feneri ya da Kimse Yok mu Derneği eğer gerçekten yardım derneği ise bu işi üstlensin, Mehmetçik Vakfına bağış yapsın. Dertlerine deva olsun, ellerini üstlerinden ayırmasın, ya Avrupa’ya ya da denize açılıp olay çıkarmayı bıraksın.

Hepimiz elimizden geleni yapalım. Yapalım da fitili ateşleyecek olacak birisi ya da bir kurum gerek bunun için. Önayak olan olmayınca yardım konuları lafta kalıyor, kâğıtta kalıyor ya da internetin derinliklerinde kayboluyor. Bir televizyon kanalı olabilir bu kurum. Hem de çok güzel olur.

Haberturk’ten yeni bir haber:

Cristoph Daum Mehmetçik Vakfına 400 000 Tl bağış yaptı.
Helal olsun Daum’a.
Helal olsun Mehmetçik Vakfına.

Şehitlerimizi ve bu ülkenin kurtuluş hikâyesi İstiklal marşımızın anlattığından daha güzel nasıl anlatılır?

Bir daha okuyalım:

İstiklâl Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy
Allah gelmiş, geçmiş bütün şehitlerimize rahmet eylesin, mekânları Cennet olsun demeyeceğim, Cennet zaten.

Ayla Aytuna Congar
08 07 2010


Bu haber 983 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar