Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

GREV Mİ, PKK PROVAKASYONU MU YOKSA BİR OYUN MU?

Dün eklediğim yazım şöyle sonlanmıştı:
Peki, bu oyunun adı ne? Milli Piyango değil, Süper Loto değil, briç, bezik değil, satranç hiç değil, bu oyun büyük bir oyun.
Bu oyunun oyuncuları belli.
Peki, bu oyunu kimler oynatıyor?
Dış güçler mi, iç güçler mi yoksa dünya dışı varlıklar mı?

Ha, bu oyunda merak ettiğim bir şey var, unutmadan ekleyeyim.
Tekel işçilerinin çoğu “Doğulu vatandaşlarımız” gibi görünüyor.

“Açılım karşıtı bir oyun” mu desek acaba adına, bir türlü açılamayan.

oooooooooooooooooooo

07 02 2010 Saat 18.33 Benim saatimle. Habertürk Televizyonu Akşam Haberleri. Bakan Yazıcı grevin ve orucun bir PKK oyunu olduğunu düşündüklerini söyledi, yüzü karanlıktı, endişeliydi çok. İşçilere yüklenmedi, greve provakatörlerin sızdığı ve bunun bir provakasyon olabileceği yolunda konuştu.

Bu bir provakasyon değil en baştan düşünülmüş bir oyun. Belki bütün işçilerin değil ama çoğunluğunun oynadığı bir oyun. Hükümeti demeyeceğim yalnızca, devleti zayıflatmaya yönelik oyunlardan birisi, daha önce de oynanan.

Devlet bir ileri giderse iki geri geliyor.
İstedikleri bu.

Aslında bu bir PKK oyunundan çok daha büyük ölçekli bir oyun. Bir oyunda oyunculardan birisi kazanır ve de kumarhane de kazanır. Bu oyunda oyunculardan hiç birisi kazanmıyor.
Sadece kumarhane kazanıyor.
Büyük kumarhane.
Beyaz boyalı duvarlar.
Pembe pancurlu ev misali hayallerimizi süsleyen.
“Amerikan rüyası gibi.”

Dünya Kürtlerin azmini gördü, korktu.
Türklerin bir zamanlar Viyana önüne kadar gittiğini de biliyorlar.

Türkler ve Kürtler dünyanın başına dert olabilirler güçlenirlerse, hem de ne dert. Bu gün düşman gibi gözükseler de yarın ittifak yapacakları kesin.

Dünya Türkleri sevmiyor, korkuyor çünkü. Kürtleri de sevmiyor, beğenmiyor, parya gibi, ikinci sınıf vatandaş olarak görüyor, zenciler gibi. Görüyor ama bunu söylemiyor ve mavi boncuk dağıtıyor onlara.
Neden mi?

Türklere karşı kışkırtmak için.

Dağlarda gezebilen en güçlü çocuklarını yıpratmak, nesillerini bozmak için. PKK zaten kendi neslini bozdu bozacağı kadar. Bu uğurda bakamayacağı, aç bırakacağı çocuklar kattılar ülke nüfusuna, büyük çoğunluğu uyuşturucuya kurban büyük şehirlerde sersefil.

Neden mi?
PKKya militan yetiştirmek için.

Ne büyük yanlış.
Ne büyük gaflet.

Bir önceki yazımı okumanızı rica ediyorum, tabi diğerlerini de.
İyi yaşamlar dileğiyle.

Ayla Aytuna Congar




Bu haber 958 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar