Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

NASRETTİN HOCA FIKRALARI (Bölüm 8)

Nasrettin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş. Hoca ona mantı pişirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca ağzı yanmış ve ağzının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş. Yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
--“Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız?” Hoca hemen :
--“Ağzıma ateş düştüğü zaman” demiş.

********************************

Bir gün Timur Nasrettin Hoca'ya sormuş:
--“Yahu, şu Abbasi halifelerinin her birisi birer lakab almış. Kimi El mutazım Billah, kimisi de El mütevekkil-Allah, diye anılıyormuş. Ben acaba onların zamanında hükümdar olsaydım, bana ne ad koyarlardı?” Hoca hiç çekinmeden :
--“Sana da Neüzzü-Billah derlerdi” cevabını vermiş.

************************
Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa'nın göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş. Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış:
--“Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer?” Diye sormuş. Hoca'nın tepesi atmış:
--“Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah'ın peygamberini sorarsın!

******************************

Nasrettin Hoca ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış.
--“Hanım, en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur” demiş. Karısı:
--“Ayol Hoca delirdin mi sen? Sen bu durumdayken ben nasıl süslenirim?” Deyince:
--“Azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür” diye bunu istedim demiş.

********************************

Bir gün Nasrettin Hoca Şehir’e gelip, bir arkadaşıyla birlikte bir handa konaklamış. Gece yarısı arkadaşı sormuş:
--“Hocam, uyudunuz mu?” Hoca sormuş:
--“Buyurun bir şey mi var?” deyince arkadaşı:
--“Biraz borç para isteyeyim demiştim” der. Bunun üzerine Hoca derhal horlamaya başlayıp:
--“Ben uyuyorum!” Demiş.

*******************************

Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış. Bunu gören cami cemaati :
--“Hocam bu nasıl namaz? Diye sormuş. Nasrettin Hoca da:
--“Bir ayağı abdestsiz namaz” diye cevap vermiş.

*******************************

Bir gün Nasrettin Hoca rüyasında bir adamla konuşuyormuş. Adam 9 akçe diyormuş, Nasrettin Hoca da 10 akçe diyormuş. Nasrettin Hoca uyanmış, elinde hiç akçe yok. Tekrar uykuya dalmış ve aynı rüyayı görmeye başlamış ama bu kez adama:
--“Tamam 9 akçe olsun”demiş.
Bir gün Timur Hoca’ya sinirlenir ve adamlarına emreder:
--“Falakaya yatırın şu adamı ve üç bin beş yüz sopa vurun.”Hoca:
--"İnsaf edin efendimiz siz ya hiç sopa yemediniz ya da sayı saymasını bilmiyorsunuz.

****************************

Hocanın çok. sevdiği. bir. kuzusu. varmış. Arkadaşları bir gün:
--“Hocam yarın nasıl olsa kıyamet kopacak, gel şu kuzuyu kesip afiyetle yiyelim derler. Hocanın gönlü razı olmasa da arkadaşlarını kıramaz kuzuyu kesip arkadaşlarına ikram eder. Ziyafet bittikten sonra hocanın arkadaşları yüzmek için dereye girer. Hoca her zamanki gibi ayağına gelen fırsatı tepmez ve arkadaşlarının dereye girerken çıkardıkları giysileri kuzuyu kızarttığı ateşte yakar. Arkadaşlar dereden gelince:
--“Ne yaptın hoca şimdi biz ne giyineceğiz? Diye feryat ederler. Hoca imalı bir tebessüm ile cevap verir:
--“Ne üzülüyorsunuz arkadaşlar nasıl olsa yarın kıyamet kopmayacak mı?”
Hoca bir gün eşekten düşmüş. Herkes gülmüş Hoca’ya. Hoca da alaycı bir tavırla:
--“Zaten inecektim” demiş.

**************************

Nasrettin Hoca bir gün yüzü gözü mor olarak çarsıya iner. Bir köylüsü karsıdan alaylı, alaylı gelir ve:
--“Hocam akşam sizin evden sesler geldi, neydi o sesler?” Diye sorar. Nasrettin hoca:
--“Hanımla kavga ettim, cüppemi merdivenden attı” der. Adam şaşırır ve:
--“Hocam cüppe o kadar ses çıkarmaz” der. Hoca ezilip büzülerek:
--“İçinde bende vardım” der!!





Bu haber 883 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar