Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

ARKA KAPAK (Masal hakkında fikir vermesi için)

Birden güneş girdi mağaraya, anlaşılan güneşli bir gündü yeryüzünde, daha fazla ışık düşmüştü mağaraya. Galiba yokuş aşağı iniyorlardı hafifçe. Bu yüzden güneş giren yarıklar daha yüksekte kaldığı için daha loştu geçtikleri yerler.

Birden irkildi Genç Adam. Fadi’nin ve Çocuk’un sırtlarındaki lekenin aynısı kazınmıştı duvara. Fadime’yi heyecanlandırmadan, önceden hazırlayarak gösterdi duvarı ona.

Fadi duvardaki izi görünce hiç konuşmadı, şaşırdı ve düşünmeye başladı. “Belki de korsanlar onun atalarının bir koluydu ve yer altında yaşıyorlardı. Yaşadıkları mağara onların yeryüzüne açılan kapısıydı. Birilerinden kaçıyorlardı besbelli. Ya da yeryüzünde korsanlık yaparak topladıkları ganimetleri, kendilerinin bu gün yaşadıkları mağaraya saklıyorlar ve kaçıp yer altına saklanıyorlardı. Yok, yok böyle olamazdı. O zaman hazinelerini yer altının derinliklerinde saklarlardı. Kaçtıkları yer altındaki insanlardı besbelli. Yoksa bir teknenin, rüzgarsız bir günde kolayca yanaşabileceği ve karaya çıkabileceği bir yere neden saklasınlar? Belki de yer altında yaşayanlar onların iki hayatları olduğunu, birinde de denize açıldıklarını hatta yeryüzüne çıktıklarını, orada da bir hayatları olduğunu bilmiyorlardı bile. Belki ataları korsan bile değildi. Sakladıkları şeyler, alın teriyle kazandıkları paralarla alınmıştı. Muhtemelen balıkçılık yapıyorlardı.” Fadi bir resim görmüştü mağaranın duvarına çizilmiş. Bir adam, önünde bir sepet balık ve adam ağlıyordu resimde. Gözyaşları özellikle abartılı olarak resmedilmişti. Hiçbir anlam verememişti resimdeki konuya Fadi.

Düşündü, düşündü Fadi ama bir türlü anlayamıyordu olanı biteni. Hele kendisinin ve çocuğunun sırtındaki, Fadi’nin annesi tarafından gelen lekenin, bu mağaraların duvarlarında ne aradığını.




Bu haber 1554 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar