Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

VAR 5. Bölüm

Beşinci Bölüm

Bu arada 2 yıl daha geçmiş, iki yaz veya iki kış, Fadi’nin oğlu 5 yaşında olmuştu. Küçük kız da 7 yaşlarında olmalıydı, iyi arkadaş olmuşlardı. O yaşta annesi ve eşeklerle arkadaşlık etmek yetmiyormuş meğerse çocukcağıza, küçük kıza çok bağlandı. Birlikte oynuyorlar hatta birlikte uyuyorlardı.

Hep beraber Fadi’nin mağarasına taşınmış, iki yıldır orada yaşıyorlardı. Genç adam hayatında ilk defa güneş tepedeyken denizi göreceği mağaraya gelmiş ama dışarı bakamamıştı, kızı da öyle çünkü loş ışığa alışık gözleri çok rahatsız olmuş, Fadi onların kör olmasından korkarak hemen aşağı indirmişti. Daha sonraki günler deniz gören mutfak bölümüne ancak gün batımı saatlerinde çıkmışlar, yavaş, yavaş gözlerini alıştırmışlardı.

Tenlerinin de çok beyaz olduğunu fark etti Fadi aydınlığa çıktıkları zaman. Hiç güneş görmemişler, yerin kulaklarından arada sırada sızan ışıklar dünyalarını biraz aydınlatıyordu ama tenlerini koyulaştırmıyordu demek. Kendisi de öyle olacaktı herhalde zamanla, oğlu da beyaz sayılırdı.

Güneşsiz nasıl yaşıyorlardı? Demek ki: Zaman içinde insan vücudu değişime uğruyor, bulduğuyla yaşamayı öğreniyordu.

Fadi hayat hikayesini anlatmış, genç adam çok etkilenmişti bundan çünkü o yeryüzü diye bir şey bilmiyordu. Sülalesinin Fadi gibi bir şansı olmamıştı denize veya karaya ulaşmak için. Onlar nesillerdir yer altında yaşıyorlardı. Vatanları yer altıydı, artık Fadi’nin de olduğu gibi, oğlunun da.

Genç adam asıl yaşamın yeryüzünde olduğunu Fadi’den öğrendi daha pek çok şeyi öğrendiği gibi. Fadi’yi de anlamıştı yeryüzüne dönmek istemediği konusunda. Fadi onun da buna benzer bir hikayesi olduğunu hissetmişti, davranışlarından; kendi hikayesini anlatırken.

Geçen 2 yıl içinde aralarında duygusal bağ güçlenmişti. Başka kadınlar ve erkekler olmadığı için mi böyle olmuştu yoksa gerçekten birbirleri için mi yaratılmışlardı? Bu sorunun cevabını hiç bulamadı Fadi, çok düşünürdü ya bunu da çok düşündü. Genç adam ise hiç irdelemiyordu bu konuyu, aşkını doya, doya yaşıyor, sevdiği için ne yapacağını bilemiyordu, rüyalarında bile Fadi vardı.

Hala çocuğunun annesi hakkında bir şey anlatmamıştı Fadi’ye. Saygı duyuyor zamanı gelince veya hazır olunca anlatacağını düşünüyor, bekliyordu Fadi.

Birlikte oldukları 3 yılın sonunda genç adam kendisi, sülalesi ve birlikte yaşadıkları insanlar hakkında da pek çok şey anlattı Fadi’ye.






Bu haber 1534 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar