Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

HAYVANLAR

Ben hayvanların hepsini severim, yabanisini de ehlisini de.

Kendi köpeğimi de sokak köpeklerini de, kedilerini de, yabani hayvanları da.
Onlar da beni severler.
Gittiğim yerlerde dostum olan hayvanlar vardır.

Geldiğimi hisseder, uyudukları yerden çıkar, bana:
--“Hoş geldin” derler.

Bu bazen bir miyavlamadır bazen havlama bazen de ya bir gugukguguk, ya da bir cikciktir.

Yılanlar bile benden korkmaz, salına, salına giderler önümde çünkü benden zarar gelmeyeceğini hissederler. Korkan insanlar olduğu zaman onları tutar, uzak bir yere atarım ama hemen yine gelirler.

Çeşmede gittiğim bir alışveriş merkezinde dostum olan kediler var. Beni görünce hemen yanıma gelip, bacaklarıma sürtünerek:
--“Miyav, miyav” diye konuşmaya başlarlar.

İzmir’ e gittiğimde Alsancak’ta küpeli köpeklerim var. Kısırlaştırıldığı için hep uyuyorlar ama ben geçerken hemen hissedip uyanırlar, yerlerinden kalkıp kuyruklarını sallamaya başlarlar. Sokak köpekleri çok güzel bakar, onların bakışlarını hiçbir canlı da göremezsiniz.

Bir gün Kurtlarım bahçede garip sesler çıkarmaya ve havlamaya başladılar. Ne olduğunu merak ederek bahçeye indim. Çok güzel bir yeşilkertenkeleyi sıkıştırmışlardı. Goldi havlayıp, havlayıp, geri kaçıyor, Maviş daha cesur davranıp patisiyle vuruyordu. Zavallı kertenkele ise ağzını açmış, pıflıyor, elleriyle de kendisini korumaya çalışıyordu. Kurtlarımı kovaladım ama uzağa gitmediler ve beni seyretmeye başladılar. Çok korkan kertenle ben yanına yaklaşınca: Ağzını kapattı ve sakinleşti. Onu aldım ve bir çamaşır sepetinin altına koydum. Kurtlarımı eve hapsettikten sonra onu oradan alarak bahçenin dışına saldım ve:
--“Sakın bir daha buraya gelme, seni kurtarmak için burada olmayabilirim” dedim. Anlamış gibi yüzüme baktı ve yan bahçede yeşilliklerin arasında kayboldu.

Evimin çevresinde kuşlar var. Onlarla da yakın ilişkilerimiz var. Balkon kapısını tıklatıp, eve girmek istediklerini anlatıyorlar ama içeriye alamıyorum çünkü Kurtlarım görürlerse avlarlar.

Ben balkonda otururken, balkon korkuluklarının üzerine tüneyip benimle konuşuyorlar. Onlar:
--“Cikcik diyorlar” ben:
--“Cikcik” diyorum, arka arkaya devam ediyoruz bu muhabbete. Biraz sonra Maviş kıskanıyor, yerinden kalkıyor, kovalıyor onları. Kuş biraz uzakta yüksek bir yerde duruyor ve var kuvvetle cikcikleyerek Maviş’le kavga ediyor. Maviş onunla baş edemeyince içeri kaçıyor.

Bu hayvanlara yiyecek vermiyorum, aç değiller çünkü.

Aramızda çıkar ilişkisi yok anladığınız gibi.

Bütün sokak hayvanlarına isim takarım ve onlarda bu ismi öğrenirler. İkinci kez seslendiğimde hemen tepki verirler.

Ayla Congar
02 04 2009


Bu haber 1225 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar