Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

UZAY

Uzay, uzayın sonsuzluğu içinde bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün adıdır.

Var olmuş olan, var olan ve var olacak olan her şey, gözlemlenen ya da var olduğuna ina¬nılan madde ve enerjiyi içe¬ren sistem, yıldızlar, gezegenler, yeryüzü, gaz bulutları, vb ve bunlarla ilgili olaylar.

Gözün gördüğü, duyuların ve ruhun hissettiği her şeyi kapsıyor.

Günümüzde ulaşılabilen en son teknik verilere göre, evrenin fizik yapısı şöyle sıralanabilir:

**** Galaksiler

**** Elektromanyetik radyasyon

**** Nötralveiyonize hidrojen

**** Toz parçacıkları

**** Galaksilerden gelen ışıklar

**** Süpernova ve Galaktik patlamalardan oluşan kozmik ışınlar

**** Kütlesi olmayan nötronlar

**** Gravitik dalgalar.

Sadece bizim galaksimizde 400 milyar yıldız (güneş) bulunduğu tahmin edilmektedir ve bizim galaksimiz gibi içinde yıldızları ve gezegenleri barındıran ise milyarlarca galaksi var ve gerek tek hücreli gerekse bizden çok fazla gelişmiş pek çok da hayat.
Evreni dolduran bütün cisimler üç esas gücün etkisiyle bir arada bulunuyor:

Nükleer Güç: Atomik çekirdeğin nötron ve protonlarını bağlar.

Elektromanyetik Güç: atomları oluşturmak üzere elektronları çekirdeğe bağlar.

Gravitik Güç: Uzaydaki cisimleri belirli yörüngelerde tutar.

Galaksilerin ilk başta yoğun birer gaz bulutu olarak ortaya çıktığı ve daha sonra bu gazların soğumasıyla yoğunlaşma olarak yıldızların meydana geldiği öngörülmektedir.

Galaksi’nin, bu oluşum sırasında döndüğü ve milyonlarca yıl sonra sarmal bir biçim aldığı düşünülmektedir. Bu sarmalda kabaca küre şeklinde bir çekirdek ve çevresinde yassımsı bir disk vardır; yörüngesinde de yoğun yıldız kümeleri dönmektedir. Çekirdek bölümü, daha yaşlı yıldızlardan oluşur ve bu bölümde gaz ve toz bulutları yoktur. Gazve tozdan yeni oluşmuş yıldızlar, sarmal kollarda bulunur.
Bir galaksinin en sonunda alacağı biçim küre biçimidir; daha sonra yok olması sonucunda yerini bir Kara Deliğe bırakacaktır.

*******************************
Bizim Galaksimiz “Samanyolu Galaksisi”

Bir galaksimiz olduğu düşüncesi 1920’lere kadar akla gelmemişti. Bugün ise galaksimizin yüz milyarlarca benzeri olduğunu biliyoruz. Evrendeki sayısız galaksiden biri olan Samanyolu Galaksisi, en az 400 milyar yıldız topluluğundan oluşur. Bir uçtan diğer uca şimdilik 100,000 ışık yılı boyunca uzandığı tahmin edilmektedir, muhtemelen bu çok daha da fazladır ve 1000 ışık yılından daha fazla genişliktedir. Ayrıca yıldızlar arasında çok büyük miktarlarda gaz ve toz bulutları ve belki de bilinmeyen milyarlarca gezegen ile onların uyduları bulunmaktadır. Bizimkine en yakın olan dış galaksi ise Andromeda Galaksisidir.

Güneşimiz, Samanyolu’nun merkezden 30,000 ışık yılı uzaklığındaki kenarında, galaksinin sarmal bir kolunda yer almaktadır.

Biz kimiz?
Nereden geldik?
Neden buradayız?
Hayatın amacı nedir?
Nereye gidiyoruz?


İşte insanlığın varoluşuyla ilgili akıllardan çıkmayan ve on binlerce yıldır cevap aradığımız sorular. İşte bu anlamda öğrenme içgüdüsü ve bilgi edinme arzusu, belki de insanoğluna verilen en büyük armağanlardan biri. Ve zihinlerimizi açmadan da bilgiyi yakalayamayız. Dünya gezegeni üzerinde insan adı verilen canlı türü tohumlandırıldığından beri öğrenme isteği ve merak, bu türün kaderini etkilemiş, yön vermiş ve aydınlatmıştır.

Dünyamızın cetvel gibi düz olduğuna inanılan çağlarda, kendinizi:
--“Hayır, dünya yuvarlıktır ” diyen Galileo Galilei'nin yerine koyun.
“Akdeniz'den sonra büyük bir uçurum var, oraya giden gemiler sonsuzda kaybolur” görüşüne karşı olan, inancını kanıtlamak uğruna yelken açan kaptanı düşünün... Önce buhar gücü, sonra sıvı yakıtlarla motorlu taşıtları hareket ettirmeyi planlayan, daha sonra da uçan araçlar yapmayı düşünen ve alay konusu olan insanları gözlerinizi önüne getirin...

Sınırlarını henüz bilemediğimiz, düşünmekten de aciz olduğumuz Kozmik bir okyanusun "Dünya" adını verdiğimiz kıyılarında yaşayan bizler, Batlamyus'un dünyayı evrenin merkezi sayan görüşüne 1500 yıl bağlandıktan sonra, bu uçsuz bucaksız okyanusa açılır açılmaz anladık ki, yüz milyarlarca galaksiden sadece biri olan Samanyolu adlı bir galaksinin ücra bir köşesindeki bir yıldızın çevresinde dolanan bir toz zerreciği üzerinde yaşıyoruz.

Hala ortaçağ zihniyetiyle ve politik, ekonomik ve dinsel endişelerle, bu konuyla ilgili bilgiler ve kanıtlar, dünya insanından saklanmaktadır. İnsanoğlu tüm varoluş zamanlarının içindeki en önemli geçiş devresinde bulunmaktadır ve bu anlamda UFO'ların temsil ettiği evrende zeki hayat gerçeği: Dünya insanlığının çok yakın gelecekte içine gireceği yepyeni bir realitenin önemli bir bölümünü kapsamaktadır.

Evren yolcularıyla tanışmamıza ve onların bu sonsuzluk içindeki bilgi ve ışık yolculuklarına katılmamıza çok az kaldı


Bu haber 1081 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar