Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

ACIM HİÇ EKSİLMEDİ

Hala neden ben değil de o diye soruyorum bir bilinmeze.
Hala tam anlamıyla inanmış değilim öldüğüne.
Hala yaşıyorsam eğer, sen istediğin içindir.
Hala gelip beni götürmeni bekliyorum.
Hani zamanı geliyor demiştin ya bana.

Bu 5 satırı Barış’ın bu dünyayı terk edişinin üzerinden birkaç ay geçtikten sonra yazmışım bir bloğa.
Güncelliğini hala koruyor yüreğimde.

Uzun zamandır Barış hakkında bir şey yazmadım ve hatta onu düşünmemeğe çalıştım.
Şarkılarını dinlemedim
Resmini bilgisayarımın giriş sayfasından kaldırdım.
Resim programımın bile ikonlarını kapattım ki: Programı açtıkça onun resimlerini görüp, acım tazelenmesin diye ama nafile.

Acım hiç eksilmedi.
İlk günden fazla ısıtıyorlar yüreğimi, yakıyorlar.
Hala ilk günkü gibi isyan ediyorum.
“Neden ben değil de o.”

İsyan etmekle yanlış yaptığımı da biliyorum ama kendimi bu düşünceden kurtaramıyorum.
Avuçlarımın arasından uçup gittiği anı hala ilk günkü gibi yaşıyorum.
Ardından gelen şaşkınlığımı, şaşkınlığımın bir boşluğa, sonra da acıya dönüşünü bu günkü gibi yaşıyorum.
Melek kuşların gelişi de gözlerimin önünde bu günmüş gibi canlanıyor.
Bana zamanı geliyor demesi de.

Bir sevdiği öldüğü zaman insanın yüreğinde 40 tane mum yanarmış ve bu 40 mumun 39’u sönermiş ama bir tanesi ömür boyu yanarmış. Benim yüreğimde yanan mumların hiçbirisi sönmedi. İlk günden fazla ısıtıyorlar yüreğimi, yakıyorlar.

Bir Pikoloğa danıştım. Kendisinin de aynı şeyleri hissettiğini ve bunun insanca bir şey olduğunu söyledi.

Resim dosyamdaki ikonları açtım.
Şarkılarını yeniden dinlemeye başladım.
Resmini yeniden bilgisayarımın giriş sayfası yaptım.
Ve yeniden yazmaya karar verdim.

Geçen gün bir televizyon programında; sevdiklerini kaybedenlerin onları rüyalarında görmek için dua ettiklerini ama dualarının kabul olmadığını, rüyalarında göremedikleri konusu hakkında konuşuldu.

Gerçekten öyle.

Bir kerecik görmek istiyorum rüyamda, güzel şarkılarını söylesin ama hiç göremedim.

Ayla Congar
26 02 2009


Bu haber 1866 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar