Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

FELSEFE HAKKINDA GENEL BİLGİ

Felsefenin bir tanımını vermek oldukça zordur. Yunan’ca seviyorum, takip ediyorum, özlüyorum anlamına gelen phileo ve bilgi, hikmet anlamına gelen sophia kelimelerinden türeyen ve bu gün felsefe diye anılan bir mevhum veya bir disiplindir.

Felsefeyle uğraşanlara hikmet sevgi ve bilgi peşinde koşanlar anlamında filozof denilmiştir. Hepimiz zaman, zaman felsefe yaparız ve hepimiz zaman, zaman filozofuzdur. Veya başka bir deyişle: Hayat felsefedir ve herkes birer filozoftur; günlük yaşamın kargaşasından vakit bulduğu zamanlar.Ama gerçek filozoflae bunu bilinçli olarak yapanlardır

Felsefe yaşandığı çağa göre değişimler göstermiştir. Ya bir ütopya ya da gerçeğin ta kendisi olarak tanımlanmıştır zaman, zaman.

Mesela Platon idealler ve hayaller alemini, Aristoteles ise gerçekliği anlamıştır felsefeden. Ekonomi devlet idaresinde ne ise felsefe de benliğimizin yönetiminde odur. Bence aslında ikisidir de.

Ortaçağda dini inançları temellendirmek için, teolojinin hizmetkarı olma görevini üstlenmiştir.

Felsefenin konusu, genel olarak varlık, bir bütün olarak evrenin kendisini ya da insanın eylemlerini, yaşamını ve yazgısını en temelli bir biçimde etkileyen şeylerdir. Varlığı bir yönüyle ya da belli bir bakımdan ele alan bilimlerden farklı olarak, felsefe, varlığı bir bütün olarak ele alır.

Felsefenin konuları arasında yer alan şeyler, duyuların ya da duyusal kavrayışın çok ötesinde kalır. Felsefe duyuları kullanmaktan özenle kaçınır. Felsefe saf düşünceye dayanır ve bir araştırmadır. Buna göre, felsefe bir kavram analizinden oluşur ya da kavramsal analiz temeli üzerinde yaşar. Öte yandan, felsefe ulaştığı sonuçları kanıtlamak için, belirli ve kesin birtakım işlem ya da yöntemler kullanmaz. Yani pozitif bilimler gibi ispatlanması gerekmez. Sadece konuşulur, tartışılır.

Felsefe bilimle kıyaslandığında, bilimin dünyada yer alan şeyleri tarif ederken, felsefenin onları sınıfladığını söylemek gerekir. Bilim bilgi verirken, felsefe bilginin ne olduğunu, neyi ve nasıl bilebileceğimizi araştırır. Öyleyse, felsefe var olan şeylerle ilgili olarak akla dayalı bir açıklama sağlar; bilimlerin ayrı, ayrı ele aldığı olgu sınıflarının tümünü birden açıklayacak en genel ilkelere ulaşmaya çalışır. Bu anlamda felsefe, varlığın ilk ilkelerinin bilimidir. Özel bilimlerden kazanılan tüm bilgilerin eleştirisini ve sisteme oturmasını gerçekleştiren en genel bilim, bilimlerin bilimi, kralıdır.

Ve nihayet, felsefe insanın yaşamını, değerlerini ve amaçlarını sorgulayan, bu alanda insan yaşamının ve eylemlerinin, genel ilkelerin bilgisidir.

Felsefe bir düşünce faaliyetidir. Bir soru, cevap ve düşünme eylemidir. Soru ne kadar güzelse; düşünce o kadar güzel çalışır ve ürün verir.

Filozoflar, insan yaşamını ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütebilir, her şeyi felsefi bir problem konusu yapabilirler. Filozoflar, örneğin bizim apaçık ve doğru olduklarına inandığımız inançlarımızı sorguya çekerler. Yaşamın anlamını meydana getirdiğini söylediğimiz temel sorular üzerinde dururlar. Dinle, Tanrı'nın varoluşuyla, doğru ve yanlışla, dış dünyanın varoluşuyla, bilginin kaynağı ve sınırlarıyla, bilimle, sanatla ve daha birçok konuyla ilgili sorular üzerinde akıl yürütürler. Hepimiz de öyle yapmaz mıyız ama onlar daha bilinçli yaparlar.

En genel anlamı içinde, soru sormanın sonucu olan ve insanla, insan yaşamıyla ilgili problemlere karşı ilginin gelişmesiyle başlayan düşünce türü diye ifade edebiliriz felsefeyi.

Buna göre, felsefe zor ve çözülemeyen yaşam problemleriyle karşılaşmaktan, bu problemlerle uğraşmaktan korkmayan bir yaklaşım, düşünsel bir tavır olmak durumundadır. Felsefe insan yaşamının anlamıyla, varlık, bilgi ve değerle ilgili sorulara bir yanıt getirmeye, bu konularda ortaya çıkan problemleri çözümlemeye çalışırken, işe sıfırdan başlamayıp, belli bir bilgi birikimine sahip olunduğunu varsayarak çözüm getirmeye çalışır. Çünkü insanların yaşamlarında neyin önemli olduğunu değerlendirebilmeleri için, hayatla ilgili bazı deneyimlere sahip olmaları gerekir. Demek ki, felsefe insan yaşamının anlamıyla ilgili sorulara yanıt verirken, başka bilgi türleri tarafından sağlanan bilgilerden yararlanarak, genel, bütüncül ve kuşatıcı yanıtlar getirmeye çalışır.
Bazı gezi röportajlarındaki izlenimlerime göre: Felsefe ile uğraşmak için biraz uzun yaşamak ve deneyimler yaşamış olmak gerekiyor gibi görünüyor. Yaşlı adamlar ve kadınlardan ne kadar felsefi sözler çıktığına dikkat ettiniz mi?

Bununla birlikte, felsefeyi felsefe yapan şey, insan yaşamının anlamıyla ilgili sorulara yanıt vermekten çok, sorular sormak, problemleri görebilmektir. İnsan için önemli olan, felsefe yapmaktır, felsefi davranabilmektir. Felsefe yapmak ise, felsefi hissetmeyi ve felsefi düşünmeyi gerektirir. Felsefe yapmak varlığı ve bilgiyi bir bütün, insan yaşamıyla ilgili olay ve problemleri çok boyutlu olarak görmek ve her yönüyle kavramaya çalışmak anlamına gelir. İşte bu konuda yaş, yaşanmışlık ve deneyim bir avantaj gibi görünüyor.

Felsefi düşünce, araştırmaya ve eleştirel bir tavra dayanan bir düşüncedir. Yani, felsefi düşünce, kendisine veri olarak aldığı her tür malzemeyi aklın eleştirici süzgecinden geçirir. Her şeyi olduğu gibi kabul eden, merak etmeyen ve kendisine sunulanla yetinen bir insan için felsefe söz konusu olamaz. Felsefi düşünce, şeylerin niçin oldukları gibi olduklarını merak eden, hayatı bütün boyutlarıyla görmeyi, yaşamın bütün boyutlarını göz önünde bulundurmayı bilen, açık ve sorgulayan bir zihnin ürünüdür.

Böyle bir düşünce yapısına sahip olmayan insanlar da çoktur, otlar, bitkiler gibi yaşarlar. Ben onlara acıyorum. Belki de yanlış düşünüyorum. Otların ve bitkilerin de bizim gibi düşünme yetenekleri vardır. Belki değil, var. Çünkü sevgiyi, ilgiyi algılıyorlar. Bu benzetmem için onlardan özür dilerim. Ne yazık ki: Düşünmeyen insanlar için böyle bir benzetme yapılmış ve ben de bunu farkında olmadan kullandım.

Bir filozof doğrudan doğruya doğa, tarih, toplum üzerinde eleştirici bir bakış açısıyla düşünebileceği gibi, çeşitli bilimler tarafından sağlanan malzeme üzerine de düşünebilir ve bir problemi bütün yönleriyle ele alır.

Felsefi düşünce, ayrıca çözümleyici ve kurucu bir düşüncedir. Yani, felsefi düşüncenin analiz ve sentez gibi işlevleri söz konusudur. Analiz söz konusu olduğunda, filozof, kendisinin de içinde bulunduğu dünyada olup bitenleri anlamak ve kavramak için kendisine sunulan her türlü bilgi, deney, algı ve sezgi sonuçlarından oluşan düşünceyi analiz eder, açıklığa kavuşturur. Filozof, bununla yetinmez, yani dünyayı parçalanmış bir halde bırakmaz; analize koşut olan başka bir düşünme tarzı ile de, üzerinde düşünülmüş, çözümlenmiş, aydınlığa kavuşturulmuş malzemeden hareketle dünyayı yeniden inşa eder, bir birlik ve bütünlüğe kavuşturur. İnsan yaşantısına giren her şey felsefeye konu oluşturabilir. Bir kaya kadar, bir keçinin melemesi ile bile bir felsefi analiz yapılabilir.

Felsefi düşünce sanat gibi evrenseldir.

Felsefe ve ekonomi insanların olmazsa olmazlarıdır. Bunların olmadığı yerlerde fakirlik başlar. Bu günkü halimiz budur. Düşünen, analiz ve sentez yapan beyinlere ihtiyacımız var.

Ayla Congar
02 08 2008


Bu haber 1299 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar