Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim


En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 

GERİYE DÖNÜŞ

Yirmi yedi yaşındaydı.Siyah saçlı,yeşil gözlü,beyaz tenli,güzel bir kadındı. Biraz kısa boyluydu.İki kızı vardı,kocası kapıcıydı.Kıt kanaat geçiniyorlardı ama kocasıyla iyi anlaşırlardı.Sanki bir elmanın iki yarısıydılar.Birbirlerine hayır diyecekleri bir konu yoktu,örnek bir aileydiler ve çok mutluydular.

Kocasına kaçarak gelmişti.Daha doğrusu kandırılarak kaçırılmıştı.Pek gönlü yoktu ama kanmıştı işte.Babasının memnun olacağını sanmıştı. Çünkü abası bu delikanlıyı öz oğlu gibi severdi.Ama nedense öyle olmadı,kıyameti kopardı onu evlatlıktan reddetti ve bir daha konuşmadı,aramadı,sormadı bile.Bir daha köye bile gelmedi. Tokadını yediği o gece babasını son görüşü oldu,ta ki:öldüğü güne kadar.

Yıllar sonra bir gün babasının hasta olduğu,onu görmek istediği haberini aldı. Koşa,koşa gitti babasını görmeye.Babası onun elini tuttu,gözlerinin içine baktı ve ruhunu teslim etti.Ona söyleyecek hiç bir şeyi yomuydu?Neden hiç konuşmamıştı?

Babasından genç kadına yüklü bir miras kaldı.Babası köyün zenginlerindendi, köyde çok malı,mülkü vardı.Annesinin ölümünden sonra köyü terk etmiş, Almanya’ya gitmiş,orada iş kurmuş,daha da zengin olmuştu.Babasının arkasından dedesi de öldü.Onun da çok malı,mülkü vardı.Miras paylaşımı sırasında amcası ona çok eziyet yaptı.Babasını ve dedesinin mirasının ona kalmasını bir türlü hazmedemiyordu.Nedenini bir türlü anlayamıyordu bunun genç kadın; köyde de kendisine sıcak davranmazlardı.Sanki onu seven yalnızca anneannesiyle dedesiydi.Biraz da bu yüzden onların ölümünden sonra köyü terk edip, kente yerleşmişlerdi.

Bu miras onlara yaramadı.Kocası mirasın yarısını kendisinin üzerine geçirmesini istiyordu ondan.Onun artık zengin bir kadın olduğunu,bir gün onu bırakıp gideceğini düşünüyordu.Pek akla yakın bir gerekçe gibi gelmiyordu bu genç kadına.Kendisiyse mirasın yarısını alıp onu terk edeceğini düşünüyordu. Haksız da değildi hani,son günlerde ona soğuk davranıyordu.Gününün çoğunu kahve köşelerinde geçirmeye başlamıştı.Yeni arkadaşlar edinmiş, içki de içmeye başlamıştı.Kocasına hiç bir şey vermedi.

Genç kadın düşünmeye başladı,eskiden hiç düşünmezdi.Çocukluğundan başladı düşünmeye.Annesinin ağlamalarını hatırladı.Babaannesi annesini hep ağlatırdı. Bir gün onu çok kötü dövdü,başına odunla vurdu.O gün de annesi odasına kaçtı.Yine ağlıyordu ama bu kez başım,başım diye ağlıyordu.Günlerce ağladı annesi,inledi.Babası da köyde değildi ki:Onu doktora götürsün.

Bir gün evde bir şeyler oldu ve bir komşuları onu anneannesinin evine götürdü.Annesinin öldüğünü öğrendi daha sonra.Babaannesi onu istemiyordu, bundan sonra anneannesi ve dedesiyle yaşayacaktı.Babaannesi annesini de istemiyordu zaten.Babası köye döndüğünde öğrendi karısının öldüğünü. Evde bir şeyler oldu ama kimse ne olduğunu öğrenemedi.Belki de anladılar ama bu konunun üzerinde konuşmak istemediler.Daha çok küçüktü,olanları tam anlamıyla algılayamıyordu.

İlkokulda çok iyi bir öğrenciydi.Öğretmeni onun okumasını istedi ama okutmadılar. Bütün zekasını ve yeteneğini el işlerine yöneltti.Çok güzel dantel örüyor, bir görüşte bir motifi çıkartabiliyordu.Çok da güzel bir kız oldu, isteyenleri çoktu.

Köyde bir oğlan vardı,onun da annesi ölmüştü.Güzel bir delikanlıydı. Onunda gözleri kendisinin ve babasınınki gibi yeşildi.Onunla evlense babası çok mutlu olurdu herhalde.Öz oğlu gibi seve onu korur,gözetirdi. Almanya’dangelirken ona da armağanlar getirirdi.

Babası evlenmezden önce çok çapkın bir adammış.Köyde pek çok kızla arkadaşlık etmiş sonra birdenbire ailesinin isteğiyle annesiyle evlenmişti.Arkasından gözü yaşlı pek çok kız bırakmıştı.Oğlanın annesi de bunlardan biriydi. O zengin bir ailenin kızıydı ve hemen fakir bir delikanlıyla evlenmişti. Arkasından ağlayan yalnız o değildi,başkaları da vardı.Bu kadınlardan bir tanesi öksüz kızı hiç sevmez,nerede görse onu üzecek bir şey yapardı.

Bu kadın birdenbire değişti,onun koruyucusu olmuştu sanki.Güzel kızım diye önünden,arkasından dolaşıyor,seni ben evlendireceğim diyordu.Kızı yeşil gözlü oğlanla evlendirmek istiyordu.Kız ise babam bilir diyordu hep.

Bir gün kızı kaptığı gibi oğlanın evine götürdü,kapıyı arkasından kilitledi. Olan oldu,evine dönemedi ve onun evinde kalmaya başladı.Evlenip,namusunu temizlemekten başka yapacak bir şeyi kalmamıştı.Babasına haber saldılar,geldi. Beyninden vurulmuşa dönmüştü babası,çılgın gibiydi.Onunla evlenmen mümkün değil diyordu da başka bir şey demiyordu.Kızının kendi isteğiyle gitmediğini evde kalan tek terliğinden anlamış,ona kızmamıştı.Sevgili kızına sadece bir tokat attı geldiği zaman o kadar.Babacığım diyordu kız onunla evlenip,namusumu temizleyeyim, sonra kiminle istersen evlenirim.Beki de buralardan gideriz.Baba buna razı oldu nikahlandılar.Arkasından hamile olduğu çıktı ortaya ve kocasını da çok seviyordu.Çok da iyi anlaşıyorlardı ve ondan ayrılmaktan vazgeçti.Babası her gün ağlıyor,bu evlilik olmamalıydı diyordu.Neden evliliğini onaylamıyordu babası? Baba dayanamadı,Almanyaya geri döndü ve bir daha köye adımını atmadı. Babasını son görüşü kentteki hastanede odu.

O kadını tekrar anımsadı.Kendisini önceleri hiç sevmeyen,sonra kocası için kaçıran kadını.O kadın babasının eski sevgililerinden biriydi.Kocasının annesi de babasının eski sevgilisiydi.Neden alelacele fakir birisiyle evlenmişti.

Yoksa hamilemiydi? Yoksa kocası onu kardeşimiydi de babası o kadar karşı çıkmıştı evlenmelerine. Öz oğlu gibi sevdiği bu delikanlıyı neden damatlığa kabul etmiyordu. Yoksa o kadın onu öz kardeşiyle evlendirerek, eski aşk acısının öcünü mü almıştı babasından?Kocası bunu belki daha sonra öğrenmiş,bu nedenle mirastan pay istiyordu. Annesinin ölümünü de anımsadı.Evet annesini babaannesi öldürmüştü.Babası bunu anlamıştı ama katil annesi olduğu için hiç bir şey yapamamıştı.Belki de babaannesi isteyerek öldürmemişti annesini, oğlunu buna inandırmıştı.Bu yüzden babası olayı örtbas etmiş ama bir daha evlenmemişti.Bu işin peşini bırakmayacağım dedi.Babaannesinin düğümü çözecek tek insan olduğunu biliyordu artık.Yaşıyordu ve hala sapasağlamdı. Ona sormaya karar verdi.Artık çok yaşlıydı,belki bildiklerini anlatırdı.


Bu haber 344 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar